Mi̇lletleri̇n Yıkılış Sebepleri̇
Yıkılışa sebep olan şeyler, doğrudan doğruya dirilişe sebep olmaz; dolayısıyla yıkılış kendi sebepleriyle geldiği gibi, diriliş de kendi sebep ve kendi dinamikleriyle gelir. İsterseniz bunu biraz daha açabiliriz.
Yıkılma, bir şeyi ayakta tutan erkânın veya şartlardan bir tanesinin fıkdanı (kaybolması) ile gerçekleşebileceği gibi, bütünün birden yok olması ile de gerçekleşir. Yeniden dirilişe gelince durum tamamen farklıdır. Ben, varoluşla yıkılış sebepleri arasındaki irtibatı hep erkân ve şeraitiyle namaza benzetirim; nasıl ki namazın namaz olabilmesi için, onun içindeki ve dışındaki şartların eksiksiz yerine getirilmesi bir esastır. O şart ve rükünlerden bir tanesinin eksik olması hâlinde namaz, namaz olmaktan çıkar; aynen öyle de, varoluş ya da diriliş için bütünü meydana getiren parçaların bulunmasının şart olmasına mukabil, yıkılış ve çözülüş için o cüz ve parçalardan bir tanesinin bulunmaması yeterlidir. Bunu tamir ve tahrip münasebeti çerçevesinde de ele alabiliriz: Şöyle ki; tamirde bir şeyin vücudu neye mütevakkıf ise, onun varlığı söz konusu olduğunda o vücudu meydana getirecek bütün esasat ve şartların bulunması lâzım gelir. Tahripte ise, sadece bir rüknün fıkdanı yeterlidir.