• Tevrat’ın üçüncü bir ayeti:
قَالَ مُوسٰى رَبِّ إِنِّي أَجِدُ فِي التَّوْرٰيةِ أُمَّةً هُمْ خَيْرُ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ فَاجْعَلْهُمْ أُمَّتِي قَالَ تِلْكَ أُمَّةُ مُحَمَّدٍ
Bir Hatırlatma: “Muhammed” ismi, o kitaplarda اَلْمُنْحَمِنَّا ,مُشَفَّحْ ve حِمَّطَايَا gibi Süryanice ve aynı mânâdaki İbranice isimler şeklinde geçer. Yoksa açıkça “Muhammed” ismi az vardı. O kadarını da çok haset duyan Yahudiler tahrif etmiştir.
Zebur’un bir ayeti şöyledir:
يَا دَاوُدُ يَأْتِي بَعْدَكَ نَبِيٌّ يُسَمّٰى أَحْمَدَ وَمُحَمَّدًا صَادِقًا
سَيِّدًا أُمَّتُهُ مَرْحُومَةٌ
•Sahabenin meşhur yedi Abdullah’ından, Kur’an’dan önce indirilen semavî kitaplarda çok araştırma yapan Abdullah İbni Amr İbni’l- Âs, meşhur Yahudi âlimlerinden ilk önce İslam’a giren Abdullah İbni Selâm ve İsrailoğulları’nın meşhur büyük âlimlerinden Ka’bü’l-Ahbar, o zaman henüz çok tahrife uğramayan Tevrat’ta şu ayeti aynen göstermiş ve ilan etmişler. Ayetin bir parçası şudur ki, Hazreti Musa’ya hitaptan sonra, gelecek Peygamber’e seslenerek şöyle diyor:
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا وَحِرْزًا لِلْأُمِّيِّينَ أَنْتَ عَبْدِي وَرَسُولِي سَمَّيْتُكَ الْمُتَوَكِّلَ لَيْسَ بِفَظٍّ وَلَا غَلِيظٍ وَلَا صَخَّابٍ فِي الْأَسْوَاقِ وَلَا يَدْفَعُ بِالسَّيِّئَةِ
Dipnotlar
- “Musa (aleyhisselam): ‘Ya Rabbi! Ben Tevrat’ta, insanlar için çıkarılmış, iyiliği emreden, kötülüğü yasaklayan ve Allah’a iman eden en hayırlı bir ümmet görüyorum. Onları benim ümmetim eyle!’ dedi. Cenâb-ı Hak da: ‘O Muhammed ümmetidir.’ buyurdu.” (Bkz. el-Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve 1/379; Aliyyülkârî, Şerhu’ş-Şifâ 1/746. Yakın ifadeler için bkz. et-Taberî, Câmiu’l-Beyân 9/65; el-Beğavî, Meâlimü’t- Tenzîl 2/298).
- İbni Kayyim el-Cevziyye, Hidayetü’l-Hıyârâ 1/79-80; Kadı Iyâz, eş-Şifâ 1/334; Aliyyülkârî, Şerhu’ş-Şifâ 1/494.
- İbni Hişâm, es-Sîratü’n-Nebeviyye 2/64; Kadı Iyâz, eş-Şifâ 1/334; el-Kurtubî, el- İ’lâm bimâ fî Dîni’n-Nasârâ 1/269.
- Kadı Iyâz, eş-Şifâ 1/334; Aliyyülkârî, Şerhu’ş-Şifâ 1/497; el-Hafâcî, Nesîmü’r- Riyâd 3/281; en-Nebhânî, Huccetullâhi ale’l-Âlemîn s. 112.
- “Ey Dâvud! Senden sonra Ahmed, Muhammed, Sâdık ve Seyyid isminde bir peygamber gelecektir. Onun ümmeti de Allah’ın merhametine mazhardır.” (Bkz. el-Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve 1/380; İbni Kesîr, el-Bidâye 6/62; es-Suyûtî, el- Hasâisu’l-Kübrâ 1/26).