(aleyhissalâtü vesselam) mutlak bir mucizesinin varlığını kesin bir şekilde gösterir.
İşte Hazreti Peygamber’in (aleyhissalâtü vesselam) apaçık olan, her bir çeşit mucizesi şüphesiz mevcuttur. Kısımları da o kuşatıcı ve mutlak mucizenin suretleri veyahut numuneleridir. Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) nasıl ki eli, parmakları, tükürüğü, nefesi, sözü, yani duası pek çok mucizenin kaynağı oluyor. Aynen öyle de, diğer latifeleri, duyguları ve azaları, birçok harika hadiseye kaynaklık eder. Siyer ve tarih kitapları, o harikaları bildirmiş, Allah Resûlü’nün ahlâkında, suretinde ve duygularında pek çok peygamberlik delili bulunduğunu göstermiştir.
On Beşinci İşaret
Nasıl ki taşlar, ağaçlar, ay ve güneş Allah Resûlü’nü tanıyor, birer mucizesini göstermekle onun peygamberliğini tasdik ediyor. Aynı şekilde, hayvanlar, ölüler, cinler ve melekler de o mübarek zâtı tanıyor, peygamberliğini doğruluyor. Her bir topluluk onu tanıdıklarını, bazı mucizelerini göstermekle bildiriyor ve peygamberliğini tasdiklerini ilan ediyorlar.
On Beşinci İşaret’in üç şubesi var.
Birinci Şube
Hayvanlar, Resûl-u Ekrem’i (aleyhissalâtü vesselam) tanıyor ve mucizelerini gösteriyor. Bu kısmın çok misali var. Biz burada yalnız, meşhur ve manevî tevatür derecesinde kesin veya muhakkik imamların makbul gördüğü veyahut ümmetin kabul ettiği bir kısım hadiseleri örnek olarak söyleyeceğiz.
Birinci Hadise: Manevî tevatür derecesinde meşhur olan, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) Ebûbekri’s-Sıddık ile, kâfirlerin takibinden kurtulmak için sığındıkları Sevr Mağarası’nın kapısında iki güvercinin iki nöbetçi gibi gelip beklemesi ve örümceğin de perdedâr gibi, harika bir şekilde, kalın bir ağ ile mağaranın kapısını örtmesidir. Hatta Kureyş’in ileri gelenlerinden, Bedir Savaşı’nda Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) eliyle öldürülen Übey İbni Halef mağaraya
Dipnotlar
- Bkz. İbni İshak, es-Sîre 3/310; İbni Hişâm, es-Sîratü’n-Nebeviyye 4/33; İbni Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ 2/46.