27. Bölüm
Yirmi Sekizinci Mektup
Bu Mektup Sekiz Meseledir.
Birinci Risale Olan Birinci Mesele
بِسْــــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
إِنْ كُنْتُمْ لِلرُّؤْيَا تَعْبُرُونَ
İkinci Olarak
Üç sene önce benimle görüştükten üç gün sonra tabiri çıkmış, mânâsı görülmüş eski bir rüyanızın şimdi tabirini istiyorsunuz. Şimdilik o güzel, mübarek, müjdeli rüyanın hükmü zaman aşımına uğramış. Mânâsını göstermiş olan o rüyaya karşı böyle desem, hakkım yok mu?
نَه شَبَمْ نَه شَبْ پَرَسْتَمْ مَنْ غُلَامِ شَمْسَمْ أَزْ شَمْسْ مِي گُويَمْ خَبَرْ
اٰنْ خَيَالَاتِي كِه دَامِ أَوْلِيَاسْتْ عَكْسِ مَهْرُويَانِ بُوسْتَانِ خُدَاسْتْ
Evet kardeşim, seninle tam hakikat dersini müzakereye alışmışız. Hayallere kapısı açık olan rüyaları, hakikatini araştırarak bahis konusu
Dipnotlar
- “Siz rüya tabir ediyorsanız…” (Yûsuf sûresi, 12/43)
- Ben ne geceyim ne de geceye kulluk ederim. Bir hakikat güneşinin hizmetkârıyım ki, size ondan haber getiriyorum. Bkz. İmam Rabbanî, el-Mektûbât 1/124 (130. Mektup).
- “Evliyaullaha [Allah dostlarına] tuzak olan o hayaller ise Hûdâ bahçesindeki ay yüzlülerin cemâllerinin yansımasından ibarettir.” (Mevlânâ Celâleddin Rumî, Mesnevî-i Şerîf [Şefik Can tercümesi] 1/26)
442