zaman muhtaçtır. Farz-ı ayn, yani her Müslümanın yerine getirmekle vazifeli olduğu farzlar gibi, o hükümler herkesi ilgilendiriyor. Mucizelere gelince, herkesin her bir mucizeye ihtiyacı yoktur. Eğer ihtiyacı olsa da bir defa işitmesi kâfidir. Âdeta farz-ı kifaye, yani bazı Müslümanların yerine getirmesiyle sorumluluğun herkesten kalktığı farzlar gibi, bir kısım insanlar onları bilse yeter.
İşte bunun içindir ki, bazen bir mucizenin varlığı ve gerçekleştiği, bir hükmün varlığından on derece daha kesin olduğu halde, onu rivayet eden bir-iki, hükmü rivayet edense on-yirmi kişi olur.
Dördüncü Esas
Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) gelecekten haber verdiği bazı hadiseler küçük, basit birer hadise değildir; o, tekrarlanan, kapsamlı hadiseleri küçük birer misalle haber verir. Halbuki o hadisenin çeşitli yönleri vardır. Resûl-u Ekrem her defasında bir yönünü beyan eder. Sonra hadisi rivayet eden, o yönleri birleştirir. Verilen haber gerçeğe zıt gibi görünür.
Mesela, Hazreti Mehdî’ye dair çeşitli rivayetler var. Ayrıntıları ve tasvirleri başka başkadır. Halbuki Yirmi Dördüncü Söz’ün bir dalında ispat edildiği gibi, Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) vahye dayanarak, her bir asırda müminlerin manevî kuvvetini muhafaza etmek, dehşetli hadiselerde ümitsizliğe düşmemelerini sağlamak ve onları mânen İslam âleminin nuranî bir silsilesi olan Âl-i Beyt’ine bağlamak için Mehdî’nin geleceğini haber vermiş. Ahirzamanda gelecek Mehdî gibi, her bir asır, Âl-i Beyt’ten bir nevi mehdî, belki mehdîler bulmuş. Hatta Âl-i Beyt’ten sayılan Abbasî halifelerinden Büyük Mehdî’nin pek çok vasfını kendinde toplayan birer mehdî bulunmuş. İşte Büyük Mehdî’den önce gelen, onun benzerleri, numuneleri olan, Mehdî sıfatlarına sahip halifelerin ve kutub zâtların vasıfları, asıl Mehdî’nin vasıflarına karışmış, o yüzden rivayetler arasında ihtilaflar meydana gelmiş.
Beşinci Esas
Dipnotlar
- Müslim, îmân 247; Tirmizî, fiten 53; Ebû Dâvûd, mehdî 4, 6, 7; İbni Mâce, fiten 24, 34; Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 1/99.
- Bkz. Ebû Dâvûd, mehdî 6; İbni Mâce, fiten 34.