İçeriğe geç

Yâ Rab! Hava karanlık, yollar karmakarışık. Sâlikler baygın ve dalgın. Vazife mukaddes, sorumluluklar ağır! İnsanlar ise, bu sorumluluklar karşısında olabildiğine duyarsız! Düşman kavî, tali’ zebun! Alınacak yollar uzun, Senin rızanı tahsil ise oldukça zor! Ve bizler ne kadar tutarsız ve yetersiziz.!

Yâ Rabbî! Sana bir şey anlatmaya ne gerek!.. Hâlime bakıp görüyorsun. Kırık kalbimle beraber telleri paslanmış bir udum ve elimde parçalanmış bir mızrabım. Senelerden beri bunlardan birini diğerine dokundurmak suretiyle bir ses çıkarayım dedim. Heyhât! Öyle basık bir zemin ki, ne çıt çıktı ne de bir ses getirdi… Bu sözlerimden de hicap duyuyorum; ihtimal şimdi de nankörlük yapıyor olabilirim.

Yâ Rabbî! Senin inayetin olmadan üç adım dahi atamayız. Sen bizleri istikametten ayırmadan, rızana ulaşıncaya kadar teyidat-ı sübhaniyen ile teyit eyle! Âmin!

6