Nüfus Planlaması Ve Bi̇z
Son yılların en büyük problemlerinden biri de hiç şüphesiz, “nüfus planlaması” meselesidir. Batı dünyası, bunu bütün insanlığın en önemli problemi görmüş ve bu problemin çözümü için de pek çok teori geliştirmiştir. Sonra da bu teorilerin, pratik hayata geçirilmesi yolunda çeşitli organizasyonlar meydana getirmiştir.
Konuya girmeden burada birkaç hususa, bilhassa dikkatinizi çekmek istiyorum: Bunlardan birincisi; Batı’nın her konuda olduğu gibi bu hususta da dual davranmasıdır. Yani doğum kontrolü ve nüfus planlaması adına ortaya atılan plan ve programları kendi dünyalarında uygulamaya koymayıp, uygulamak şöyle dursun bizim dünyamızda alınan tedbirlerin tam aksine, büyük ölçüde doğumu teşvik etmekte ve çocuk sayısına göre ailelere prim vermekte, hatta çalışan anne adaylarına çok büyük kolaylıklar sağlamaktadırlar. Bütün bunlardan sonra da, doğum öncesi, doğum, doğum sonrası ve tahsil hayatıyla alâkalı düzenlemeleri, çıkarttıkları kanunlarla daha bir tahkim etmekteler. Yani Batılı ülkeler bu meseleyi, bir devlet politikası şeklinde ele almaktalar. Böyle olunca da iktidarların değişmesiyle bu politikalar kat’iyen değişmemekte.
Bu itibarla denebilir ki, Batı dünyası, kendi içindeki nüfusun azalmasından daha çok, İslâm âlemindeki nüfusun çoğalmasından endişe duymaktadır. Onların düşüncelerine göre, İslâm dünyasında önlenemeyen bu nüfus artışı, gelecekte kendi başlarına gaile olacak keyfiyette olduğu gibi, kemmî buudları itibarıyla İslâm âlemi, dünyada yegâne güç hâline gelecektir.