İçeriğe geç
19. Bölüm

Bi̇r Kere Daha Tebli̇ğ Usûlü

Soru: Kur’ân-ı Kerim’de insanların, kendilerine gelen ilâhî mesajlar karşısında: “Biz bunları daha önceden duymamıştık, bunlar uydurmadan başka bir şey değildir.” diyerek tepki gösterdiklerine ve şiddete başvurduklarına parmak basılıyor. Ruhunun ilhamlarını dünyanın dört bir tarafına ulaştırmak niyet ve azminde bulunan bizler de bu tür tepkilerle karşılaşma durumundayız. Bu mevzuda takip edilecek metod ve düsturlar nelerdir?

Kur’ân-ı Kerim’de, bazı saf ve muhakemesiz insanların; “Daha önce atalarımız ve dedelerimizden böyle bir şey duymadık.”1 dedikleri anlatılmaktadır ki, bütün firavunların, nemrutların ve diğer mütemerritlerin, müstebitlerin temerrüt ve diyalektik psikolojisiyle, aynı düşünce içinde hareket ettiklerini görmek mümkündür. Hırçın ve inatçı bir çocuğa herhangi bir mesele hakkında “Bu böyledir.” dendiği zaman kalkıp mantık dışı ve sırf inat olsun diye “Hiç de öyle değildir.” demesi gibi, Allah Resûlü’nün: “Tevrat’ı indiren Allah’tır. İncil’i, Kur’ân’ı indiren de Allah’tır.” diye önemli bir gerçeği beyan etmesi karşısında, o insanların baş kaldırıcı bir edayla “Allah hiçbir şey indirmedi.” demeleri tipik bir hasta ruh hâletinin ifadesinden başka bir şey değildir. Hz. Musa’nın (aleyhisselâm) halkı irşadı karşısında mağlubiyet psikolojisi içine giren firavunun, “Bırakın beni, Musa’yı öldüreyim; (kurtarabilirse) Rabbine yalvarsın! Çünkü ben onun dininizi değiştireceğinden veya içimizde fesat ve bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum.”2 demesinde de yine aynı hâlet-i ruhiyeyi müşâhede etmek mümkündür.

1