İçeriğe geç
30. Bölüm

Ci̇hada Denk Tutulan Nasi̇hat

Soru: “Zayıflara, hastalara, (Allah yolunda) harcayacak bir şey bulamayanlara, Allah ve elçisi için nasihat ettikleri takdirde cihada çıkmamalarından ötürü bir günah yoktur.”1 buyruluyor. Burada cihada denk tutulan nasihatin keyfiyeti ve sınırları nelerdir?

Cihad; Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) de beyan ettikleri gibi dinimizde kendisine denk ikinci bir amel bulunmayan ve hususî önem arz eden bir ibadettir. Buna göre, “Allah ve elçisi için nasihat”i “cihad”a denk tutma meselesini, zannediyorum şu şekilde anlamak daha doğru olur: Nasıl ki, Hz. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) geceyi ihya edemeyip, teheccüde kalkmadığında onu ikiye katlayarak, gündüz eda eder ve bunun o gecenin ihyasına bedel olmasını beklerdi. Öyle de, herhangi bir mazeretinden dolayı cihada katılma imkânını bulamayanlar, yine Cenâb-ı Hakk’ın o engin rahmetine itimat edip nasihat ederek, bu nasihatin cihada bedel sayılmasını ümit edebilirler. Değilse, cihad kendisine farz ve buna hiçbir mâni yokken onu terk edip Allah ve Resûlü için insanlara nasihat etmekle o boşluk kapatılamaz!

1