İçeriğe geç
7. Bölüm

İdealleri̇n Reali̇ze Edi̇lmesi̇

Soru: Her türlü çarpıklığın ve değerler savaşının yaşandığı bir toplumda hizmet edenler ideal ile realite dengesini nasıl tutturacak? Bu dengeyi tutturabilen insanların vasıfları nelerdir?

İçinde bulunduğumuz toplumda değişik çarpıklıkların yaşandığı ve değerlerin altüst olduğu bir gerçektir. Böyle bir kaostan nizamın ortaya çıkması ise oldukça zordur. Çünkü her kaos yeni bir kaos doğurur. Genelde ilmî telakkiler de bunun böyle olmasını gerektiriyor. Burada içtimaî yapıda da bir determinizmadan bahsedilebilir. Ama bu şartlı bir determinizmadır. Çünkü kendi akidemiz açısından, içinde bulunduğumuz dünyadaki düzenler, nizamlar, âhenkler, itibarî bir hattan ibaret olsa bile, bunlar hep insan iradesinin etrafında örgülenegelmektedir. Şayet insanı, tabiattaki hâdiselerin cereyanı ve belli bir noktaya varması şeklinde ifade edebileceğimiz, fiziğin-astrofiziğin esasları içinde mütalâa edecek olursak, o zaman onu câmidler derekesine indirmiş oluruz. Oysaki Allah’ın insana en hususî, en önemli lütuflarından biri de iradedir. İnsan iradesiyle, iradesiz bütün varlıklardan ayrılır. Meselenin içinde irade bulunduğundan dolayı, insanlarla alâkalı yapılanmalar ve yenilenmeler öncesi kaos olabilir. Böyle bir dönemde insan entropiler (dönüşümler, değişiklikler ve çöküşler) fasit dairesini kırarak, bunun yerine -Allah’ın inayetiyle- salih bir daire, yani kısır döngüye mukabil velûd bir döngü ikame edilebilir. Bir kere bu, beşer tarihi açısından, “tarihî tekerrürler devr-i daimi” içinde kendisini çokça hissettiren bir hâdisedir. Meselâ İsrailoğulları gibi kırk sene Tih çölünde gayesiz, hedefsiz fakat içte belli bir gayeyi gerçekleştirmeye matuf dolaşan insanlar, bir gün, gelmiş o bölgenin kaderine hâkim olmuşlardır. Netice itibarıyla belli bir dönemde tamamen maddeye aborde olmuş İsrailoğulları, Seyyidina Hz. Mesih’in üst üste şok tesirinde vermiş olduğu mesajlarla, derlenmiş, toparlanmış ve metafiziğe açık bir cemaat hâline gelmişlerdir.

1