İçeriğe geç

وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ “Namazlarını tam, dikkatle îfâ ederler...” beyanı, mahza bedenî bir ibadetin ifadesidir. Beden, pratik hayatta ibadetlerle egzersiz yapa yapa kalb ve ruhun tesirine girecek, derken duygular incelecek ve bu sayede gayba iman daha bir takviye edilmiş olacak; o, namazla belli bir derinliğe ulaşacak; ardından da infakla kalblerden makam, mal ve dünya sevgisi atılarak nazarî iman daha farklı bir derinliğe ulaşacaktır.

Evet, gayba iman ve nazarî kabulün takviyesi için bedenî ibadetlerin yanında bir de malî ibadetlerde bulunmak şarttır ki, bu hususu da

وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ “Kendilerine ihsan ettiğimiz nimetlerden infak ederler.” (Bakara sûresi, 2/3)

âyeti ifade etmektedir.

Buraya kadar, Bakara Sûresi’nde kendi anlayış ve araştırmalarına göre gayba imanı elde etmiş kimselerin durumu söz konusu edildi. Her ne kadar müfessirler, bu kişilerin hepsini aynı kategoride mütalâa edegelmişlerse de, kanaat-i âcizânemce bir atıf vavıyla önceki konular üzerine atfedilen

وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَۤا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَۤا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ “Hem Sana indirilen Kitab’a hem de Senden önce indirilenlere iman ederler...” (Bakara sûresi, 2/4)

âyetinde, farklı bir derinliğe daha işaret edilerek, etemmiyet ve ekmeliyet vurgusu yapılmaktadır.

Evet, اَلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ “gayba iman edenler” cümlesiyle henüz kendilerine gayptan bahsedilmeden ona iman edenler nazara verilmektedir. Devamındaki cümlede ise nazarî olarak gayba iman ettikten sonra amelî ile derinleşmenin önemli bir basamağını ihtar eden وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ “Namazlarını tam dikkatle îfâ eder, kendilerine ihsan ettiğimiz nimetlerden de infak ederler.” ferman-ı sübhânisiyle hem bedenî hem de malî ibadetlerini yerine getirerek, nazarî imanlarını amelî ile derinleştirenler vurgulanmaktadır.

82