İçeriğe geç
23. Bölüm

Seçilen kelimelerdeki dil incelikleri (14. âyet)

وَإِذَا لَقُوا الَّذِينَ اٰمَنُوا : Buradaki إِذَا şart edatıdır ve cezm (kesinlik) ifade etmektedir. إِذَا’nın cezm ifade etmesinden, münafıkların Müslümanlarla sık sık karşılaştıkları anlaşılmaktadır.

اَلَّذِينَ اٰمَنُوا “Onlar ki iman ettiler.” Burada “iman etmek” fiilinin mâzi sigasıyla anlatılması şu hususu işaretlemektedir: Müslümanlar da tıpkı diğerleri gibi daha evvel iman etmiş değillerdi. Yani onlar da sonradan iman ettiler. Bu tarz ifadede iki nükte hatıra gelmektedir:

Birincisi, “İman edenler de bir zamanlar sizin içinizde, sizden birileriydi. Ancak onlar, iman etmekle sizden ayrıldı ve emniyet yoluna girdiler.”

İkincisi, bir edebî tasvir çerçevesinde وَإِذَا لَقُوا الْمُؤْمِنِينَ gibi bir ifade yerine الَّذِينَ اٰمَنُوا diyerek hem ism-i mevsûl hem de ism-i mevsûlun sılası olan اٰمَنُوا ile şu önemli husus resmediliyor: Sizin de açıktan açığa gördüğünüz gibi, birer birer cephenizden insanlar ayrılıyor ve içten bir iştiyakla “İman ettik.” deyip onların cephesine iltihak ediyorlar. Gözünüzün önünde dünden bugüne hep iman ettiler, ediyorlar ve edecekler.

Onlar ise bu tür İslâm’a yönelişler karşısında, وَإِذَا لَقُوا الَّذِينَ اٰمَنُوا قَالُوا اٰمَنَّا âyetinde ifade edildiği üzere, mü’minlere karşı takıyye yapıp اٰمَنَّا diyorlardı. Bu bir bakıma şu demek oluyordu: “Hani daha önce iman ettik dedik ya!” Aslında أَنُؤْمِنُ كَمَۤا آمَنَ السُّفَهَاءُ ifadesi de bir bakıma bunu teyit ediyor.

307