İçeriğe geç
4. Bölüm

Bakara Sûre-i Celîlesi (1-5. âyetler)

الٓمٓ۝ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِلْمُتَّقِينَ۝اَلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ۝وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَۤا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَۤا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ۝أُولٰۤئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَأُولٰۤئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ “Elif, Lâm, Mîm. İşte Kitap! Şüphe yoktur onda. Rehberdir o müttakilere. O müttakiler ki görünmeyen âlemlere (gayb) inanırlar. Namazlarını dikkatle ikâme eder ve kendilerine ihsan ettiğimiz nimetlerden infakta bulunurlar. (Ayrıca) hem Sana indirilen Kitab’ı hem de Senden önce indirilen kitapları tasdik ederler. Ahirete de kesin yakîn içindedirler. İşte bunlardır Rabbileri tarafından doğru yola ulaştırılanlar. Ve işte bunlardır felâh bulanlar.”

Giriş

Bakara Sûresi, İnsanlığın İftihar Tablosu’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) Medine-i Münevvere’ye hicretlerinden sonra ilk nâzil olmaya başlayan sûre olarak bilinmektedir. Bununla beraber o, Kur’ân-ı Kerim’in en son nâzil olan

وَاتَّقُوا يَوْمًا تُرْجَعُونَ فِيهِ إِلَى اللّٰهِ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ “Öyle bir günde rüsvaylıktan sakının ki, o gün Allah’ın huzuruna çıkarılacasınız. Sonra her kişiye kazandığının karşılığı tastamam ödenecek ve kendilerine asla haksızlık edilmeyecektir.” (Bakara sûresi, 2/281)

âyetini de ihtiva etmesi bakımından hem Medine’de ilk nâzil olmaya başlama hem de bazı âyetleriyle en son tamamlanan sûre olma vasfını taşımaktadır.

Bakara Sûresi’nin “Sûre-i Bakara” ve “Sûre-i Kürsî” gibi farklı isimleri vardır. Bu sûreye, İsrailoğulları’yla alâkalı olan “Bakara” (inek) kıssasının tamamının burada anlatılmış olması ve bu meselenin başka bir sûrede tekrar edilmemesi sebebiyle “Sûre-i Bakara”; içinde Âyetü’l-Kürsî’yi ihtiva ettiği için de “Sûre-i Kürsî” denilmiştir. Evet, kürsî-i ilâhinin her şeyi ihata etmesiyle Bakara Sûresi’nin bütün ilâhî hükümleri kuşatması arasında ince bir alâka vardır.

60