İçeriğe geç
14. Bölüm

Seçilen kelimelerdeki dil incelikleri (9. âyet)

يُخَادِعُونَ kelimesi muzâridir. Demek ki insanlar içindeki bu münafıklar gürûhu sadece bir devirde hud’asını, hilesini ve oyununu oynayıp o işten vazgeçecek değildir. Ayrıca bunlar, Saadet Asrı’nda devamlı bu türden oyunlar oynadıkları gibi, hâdiselerin yenilenmesine göre teceddüt eden yeni yeni oyunları da olacaktır ve bu daha sonraları da devam edip duracaktır. Evet bunlar daima mü’minlere karşı bunu yapacaklardır; az yukarıda ifade edilen öbür kıraatin ifadesiyle de mü’minler karşısında kendileri de muhâdaaya uğrayacaklardır. Yani Allah onların hud’alarını başlarına dolayacak ve ettiklerine bin pişman edecektir.

İkincisi, يُخَادِعُونَ اللّٰهَ “Allah’a karşı hud’a yapıyorlar.” demekle, Allah’a muhâdaa yapmakla ne kadar mantıksız bir iş yaptıklarına dikkat çekmenin yanında onlar aynı zamanda, bu çirkin işi de devamlı yapıyorlar, diyerek daha derin bir kınamada bulunuluyor. Evet, çirkin olan bir işi devamlı yapmak ondan daha çirkindir. Ondan da çirkin bir şey varsa o da bunu Allah’a karşı yapmaktır. Ondan daha acınacak olanı da bunu kendilerine karşı yapıyor olmalarıdır. Çünkü onlar kullanamayacakları bir silahı ellerine alıp ateşliyorlar ve kurşun dönüp kendilerine isabet ediyor. Aslında âyetin devamı da işte bu hususu vurguluyor: وَمَا يَخْدَعُونَ إِلَّا أَنْفُسَهُمْ Onlar o hud’aya kendilerini korumak, rahat etmek, huzur ve saadet içinde olmak için başvursalar da, maksatlarının aksiyle tokat yiyor ve kendi nefislerine kötülük yapmış oluyorlar. Onlar, bu hâlleriyle en basit bir idrâkle anlaşılabilecek bu kadar açık, bu kadar net bir meseleyi anlamaktan bile âciz bir durumdalar. Demek ki, onlarda böyle basit bir idrâk dahi yok.

247