İçeriğe geç

Hem sahih nakille: Yevm-i Zîkarad denilen savaşta meşhur Ebû Katâde’nin mübarek yüzünü bir ok yaralamış. Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) mübarek eliyle meshetmiş. Ebû Katâde diyor ki: “Katiyen ne acısını duydum ne de cerahatini gördüm.”

İkinci Misal: Başta Buhârî ve Müslim, sahih hadis kitapları haber veriyor:

Hayber Savaşı’nda Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) Hazreti Ali’yi bayraktar tayin etmişti, fakat Hazreti Ali’nin gözleri hastalıktan çok ağrıyordu. Allah Resûlü (aleyhissalâtü vesselam) ilaç gibi tükürüğünü gözüne sürdüğü dakikada şifa buldu, hiçbir şeyi kalmadı. Sabahleyin Hayber Kalesi’nin pek ağır demir kapısını çekip elinde kalkan gibi tutarak kaleyi fethetti.

Yine o savaşta Seleme İbnü’l-Ekva’nın bacağı kılıç darbesiyle yarılmış. Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) ona nefesini üflemiş, Seleme’nin bacağı birden şifa bulmuş.

Üçüncü Misal: Başta Nesâî olmak üzere siyer âlimleri, Osman İbni Huneyf’ten naklediyor:

Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) yanına kör bir adam geldi, dedi ki: “Gözlerimin açılması için dua et.” Allah Resûlü (aleyhissalâtü vesselam) ona şöyle buyurdu:

فَانْطَلِقْ وَتَوَضَّأْ ثُمَّ صَلِّ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ قُلِ اللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْئَلُكَ وَأَتَوَجَّهُ إِلَيْكَ بِنَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ، يَا مُحَمَّدُ إِنِّي أَتَوَجَّهُ بِكَ إِلٰى رَبِّكَ أَنْ يَكْشِفَ عَنْ بَصَرِي، اَللّٰهُمَّ شَفِّعْهُ فِيَّ

Adam gitti, öyle yaptı, geldi. Gözü açılmıştı, güzelce gördüğüne şahit olduk.

184