İçeriğe geç

Bu cümleden olarak melâike-i kiram mukayyet gaybdır; bazılarınca bilinir, bazılarınca da bilinmez. Cinler ve şeytanlar da öyledir. Bu mesele ortaya atıldığında birisi, içinde bulunduğu havanın tesiriyle, “Ben cinleri kabul etmiyorum.” deyiverir. İşte o zaman bunu söyleyen kimsenin üzerine gitmemek lazımdır. Çünkü o, inkâr etmeye teşebbüs ve azmetmiştir. O anda onun karşısına gökten melek getirilip konuşturulsa halüsinasyon gördüğünü düşünecek ve yine de inanmayacaktır. Hak ve hakikat adına orada yapılacak şey, konuyu üstelememek olmalıdır. Çünkü onun, neticede inadından dolayı gidip kâfir olma ihtimali vardır. Dolayısıyla, gayba ait meseleleri herkesin seviyesine göre anlatmak çok önemlidir. Bu itibarla bu tür konularda muhatabın üzerine gidilmemeli, mümkün olduğu kadar ona, inanabileceği aklî, mantıkî kıstaslar içinde anlatılacakları anlatılmalı ve damarına dokundurulmamalıdır.

Bir defasında yanıma küfr-ü meşkûk (inançsızlığa götüren şüpheler) içinde insanlar gelmişti ve ben de ikna edeyim diye en mantıkî delillerle onları karşıladım. Gerçi, sonunda verecek cevap bulamamışlardı ama ayrılıp giderken inanmamaya azm (küfr-ü mutlak) içindeydiler. Evet, böylelerine biz ne delil getirirsek getirelim kalbe imanı koyacak olan Allah’tır; bizler sadece birer vesileyiz. Dolayısıyla reaksiyona sebebiyet vermekten kesinlikle kaçınmalıyız.

10