Lokman Sûresi’nin Verdiği Dersler
LOKMAN SÛRESİ’NİN VERDİĞİ DERSLER
Lokman Sûre-i Celîlesi, Kur’ân’da “Elif Lâm Mîm” ile başlayan altı sûreden biridir.77 Sûrenin bütünü, Hazreti Lokman’dan (aleyhisselâm) bahsetmemektedir. Lokman Sûresi’nin konuları arasında, Hazreti Lokman’ın, oğluna yaptığı nasihatlere uzunca yer verildiğinden dolayı, bu hakikatlerin önemine dikkat çekmek üzere –Allahu a’lem– sûreye Lokman adı verilmiştir.
Sûrede öncelikle Kur’ân’ın hikmet dolu bir kitap olduğu vurgulanmakta, sonra Allah’ın tevhid ve vahdaniyetine dair bazı deliller zikredilmektedir. On üçüncü âyete gelindiğinde Hazreti Lokman’ın (aleyhisselâm) oğluna nasihatinden bahsedilir: “Lokman oğluna nasihat ederken: ‘Evladım!’ dedi, ‘Sakın Allah’a eş, ortak koşma. Çünkü şirk pek büyük bir zulümdür.’”78 Buraya kadar tevhide dair deliller getirilerek bir hazırlık yapılmış, akıl ve zihinler hazırlanmış, kalbler meseleyi kavramaya hazır hâle getirilmiş, daha sonra da şirk koşmanın, kâinatın tabiatına ve beşerin fıtratına ters olduğu dersi verilmiştir. Zira bu muhteşem nizam müşâhede edilip nazara verilince Allah’a şirk koşmanın bir mantıksızlık olduğu açıkça ortaya çıkacaktır. Bunun aksi, ilmi anlamamak veya gözünü yumup hakikatleri görmemek demektir. Bu açıdan da âyette ifade edildiği gibi, şirk büyük bir zulümdür.
Zulüm, eşyayı, “mâ hulika leh”in gayrısında (yaratılış maksadının dışında) kullanmak demektir. Bu, burunla görmeye, gözle koklamaya, ağızla duymaya, kulakla yemeye çalışmak gibi bir şeydir. Her uzuv ne için yaratılmışsa onu, yaratıldığı istikamette kullanmak adalet ve istikamet, bir şeyin yerini değiştirmek de bir tecavüz ve zulümdür. Binaenaleyh Hazreti Lokman (aleyhisselâm), eşya ve hâdiselerin bin tarraka ile Allah’ı (celle celâluhu) terennüm ettiği hâlde insanın bunu inkâr etmesinin büyük bir zulüm olduğunu oğluna anlatmaktadır.