“Bazen Hasen Ahsenden Daha Güzeldir”
“BAZEN HASEN AHSENDEN DAHA GÜZELDİR”
Bu mesele, din yolunda hizmet eden mü’minlerin birbirleriyle olan münasebetlerinde ince bir nüansa işaret eden, dolayısıyla da herkesi alâkadar etmeyen metodolojik bir meseledir. Aslında bu tür meselelerin daha rahat ve o alana has tabirlerle arz edilmesi gerekli olmakla beraber yine de biz, küllî bir bakışla ifade edilebilecek hususları arz etmeye çalışalım.
Bu konu, kardeşlik bağlarını koruma mevzuunda nazik, nazik olduğu kadar da önemli bir husustur. Bu düstur, kısaca “Bazen hak ehaktan daha haktır, bazen hasen ahsenden daha güzeldir”192 şeklinde ifade edilir. Bazen bir doğru, pek çok doğrudan daha iyi olabileceği gibi bir güzel de onun ötesindeki pek çok güzelden daha güzel olabilir. Şöyle ki, daha çok doğruyu ve pek çok güzeli elde etme yolunda münakaşaya düşülüyorsa, o zaman çok doğruyu ve çok güzeli terk edip, doğruda ve güzelde mutabakata varmak gerekir. İnanan insanların birbirleri ve çevresiyle olan münasebetlerinde mutabakat (anlaşma) ve sulh çizgileri doğruda ve güzelde oluşacaksa, çok güzelde münakaşaya düşmeden, güzelde mutabakata varmak daha doğrudur. Eğer caminin içinde yaka paça olma ihtimali varsa, o takdirde caminin sofasında hatta abdest alınan yerde durup anlaşmak daha uygundur. Binaenaleyh denebilir ki, cami münakaşaya bâdi oluyorsa insanlar, hayatlarını hep avluda geçirmeli ve camiye girmeyi mutabakata bağlamalıdırlar.