Başka bir zat da, اَلنَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ31 ifadesinden bâtınî bir işaret çıkarıyor ve “siyaset”in âdeta efsun edici mahiyette hükümferma olacağını söyleyip rakamlardan 1971 tarihindeki hâdiselere işarette bulunma sadedinde; eğer ifsat edilen gençler ıslah edilmezse o tarihte gelen tokadın şiddetli olacağını ifade ediyor. Yani altmış sene önce yazılmış tefsirde 12 Mart muhtırasından haber veriliyor.32
Evet, ekilen tohumlar ıslah edilmemiş, anarşi doruk noktaya ulaşmıştır. Ve ardından şiddetli bir tokat gelmiştir. Bu âyetten bu işareti her müfessir çıkaramaz. Ama mehbit-i ilham-ı ilâhî olan gönle, اَلنَّفَّاثَاتِ derken böyle bir esinti gelebilir. Ebced ile de belli bir zamana tevafuk ettiyse, vakti geldiğinde de denenler olduysa, tenkide yeltenenlere İbn Hacer’in cevabını vermek gerekir: “Her havlayana bir taş atsan, yerde taş kalmaz!”
Ebced, Avrupa menşeli, Arapçaya tercüme edilmiş Dairetü’l-Maarif’te (İslâm Ansiklopedisi) uzun boylu anlatılıyor. Buna göre ebced, Arami, Süryani ve İbranilerce Devr-i Risaletpenâhî’de de biliniyordu. Nitekim tefsirlerde de ebcedin bilindiğini ifade eden pek çok vak’a vardır.
Ezcümle Buhârî Tarih’inde ve İbn Ebî Hâtim Tefsîr’inde, sıhhati hakkında bir şey söylememekle beraber Yahudilerin ebcedi bildiğine ve bundan hareketle hükümler çıkardıklarına dair bir vak’a naklederler:
Dipnotlar
- 31 Felak sûresi, 113/4.
- 32 Bediüzzaman, Şuâlar s.252-253 (On Birinci Şuâ, Hâtime).