İçeriğe geç

Bence bu ifade, onların hukukuna daha saygılı olmamız açısından önemli bir tembih ve irşad olsa gerek. Haddizatında cahiliye döneminde bile, onlardan Hz. Ebû Bekir gibi, “Ben cahiliye döneminde, evet, Kâbe’nin açık saçık kadınlar tarafından tavaf edilip el çırpılarak dolaşıldığı bir dönemde bile, harama uçkur çözmedim, ağzıma içki koymadım, puta secde etmedim..”5 diyen aşkın insanlar vardır. Benzer ifadeleri daha nicelerinden duymak mümkündür. Meselâ, Hz. Suheyb için Allah Resûlü: “Ne güzel kuldur o; Allah’tan korkmasa da günah işlemez.”6 der. Yani o tabiatı itibarıyla günaha kapalı ve fıtraten saygılı yaratılmış…

Bu itibarla bize, başta Efendimiz olmak üzere sahabe-i kiramı saygıyla ele almak düşer. Aksine, o dönemde yaşanan bir cahiliye vardı diye onların hepsini o cahiliye içinde düşünmemiz kat’iyen doğru olamaz. Bu yüzden çoğu zaman ben o dönemi, “Efendimiz’in yaşadığı devirde, o dönemi paylaşan insanların yaşadıkları dönem.” diye tavsif etmeyi yeğledim ve O’nun, zaten Allah katında muallâ, müberra, mukaddes ve münezzeh olan hayat-ı seniyyelerini, bu dönemle aynı tutmamaya çalıştım. Bilindiği gibi Efendimiz’in isimlerinden biri de Mustafa’dır. Bu, Cenâb-ı Hakk’ın, “Allah meleklerden ve insanlardan bir kısım kimseleri elçi olarak seçer, onları saf ve temiz tutar.”7 âyetiyle ifade buyurduğu hususla irtibatlıdır. Yani Allah (celle celâluhu) O’nu seçmiş, O da bütün ömrünce tam bir seçilmişlik örneği sergilemiştir.

4