Adem Şerr-i̇ Mahzdır
Adem (yokluk) “şerr-i mahz”, vücud (varlık) da “hayr-ı mahz”dır, doğru ancak ben şeytanı susturacak iktidarda değilim. Bu meseleyi belki tam mânâsıyla anlamamız da biraz zordur. Meselâ, “İnsanlar öldükten sonra dirilmeseler ne olur? Mesele o kadar da garip değil.” diye karşımıza çıkabilirler. O zaman deriz ki, “Ebediyen yok olma, mahz-ı şerdir; insan azap çekse bile var olmak ister.” “Allah bizi yaratmasaydı ne olurdu? Kim yaratılmak istedi ki?” diye bazıları işin diyalektiğini de yapabilirler.
Meseleyi tasavvurî ve tahayyülî olarak ileriye götürüp anlamaya çalışmak yerine, ben bir soru sorayım: Hayatının her dakikasında, hatta zevkler içinde bulunduğun zaman dahi yoklukla varlığı eşit tutabiliyor musun? Çocuklarının cıvıl cıvıl yemek sofrasının başında koştuğu hengamda ve sofra en leziz nimetlerle donandığı bir hâlde, hanımın başında bir Cennet hurisi, bir kadınefendi olarak kadınlığa has bütün zarafetiyle arz-ı didar ettiği bir anda.. evet işte o zaman yoklukla varlığı eşit tutabiliyor musun? Bu durumda “Yok olsaydım da olurdu.” diyebilir misin?.. öyle ise bırakalım şakayı da biraz daha ciddî konuşalım.