İçeriğe geç

Zaten ibadet ü taat adına olgunluk ve doygunluğa ulaşmış kutlular, her zaman başkalarına karşı kapılarını kapatır, sonra da “Beyhude yorulma, kapılar sürmelidir.” derler. Yumurtanın içine bir sperm girince, diğer spermler, zorlasalar bile içeriye giremedikleri gibi, Hakk’ın akdes ve mukaddes tecellîleriyle doygunluğa ulaşmış bir ruha da, şeytan ve nefsin âsi müdahaleleri kolay olmasa gerek. Bir mânâda, مَا جَعَلَ اللّٰهُ لِرَجُلٍ مِنْ قَلْبَيْنِ فِي جَوْفِه۪“Allah, bir insanın içinde iki kalb yaratmamıştır.”3 âyeti de bu hakikate işaret etmektedir.

İbrahim Ethem Hazretleri Kâbe’de iken Rabbisine “Ya Rabbi! Senin aşkına tutuldum. Senden gayri her şeyi terk edip huzuruna geldim. Seni bulduktan sonra, gözlerim başka şey görmez oldu…” şeklinde bir hitapta bulunmuştur. O, tam bu duygularla dopdolu olduğu bir sırada, hemen oracıkta, senelerdir görmediği oğlu beliriverdi. Yılların verdiği hasret ve baba şefkatiyle oğluna sarılınca birden hâtiften “Ey İbrahim! Bir kalbde iki sevgi olmaz.” diye bir sesle irkildi ve tereddüt etmeden: “Allahım! Senin muhabbetine mâni olanı al.” deyiverdi; deyiverdi ve oğlu hemen oracıkta ayaklarının dibine yığılıp kaldı. Evet işte, gönlünü sadece Allah’a açmış, Hakk’ın tecellîlerine doymuş ve gözünü ağyara kapatmış yüce bir kâmetin ruh haleti.!

Heraklius’un kumandanının, ashab-ı kiram hakkında itiraf ettiği şu sözler, değişik bir zaviyeden ruh insanının portresini çok çarpıcı bir şekilde resmetmektedir: “Hükümdarım! Bunlarla savaşmak mümkün değildir. Çünkü bizim hayata talip olduğumuz ölçüde, bunlar ölüme koşuyor ve bizim dünyayı sevdiğimiz kadar ahireti seviyorlar.”

8