İçeriğe geç

6. Bu tür olaylar karşısında haberleşme, yazılı ve görsel medyanın tavrı da çok önemlidir. Öncelikle ifade etmeliyim ki, bunlar Allah’ın bizlere ihsan ettiği bir lütuftur. Yalnız bunların yerinde ve her ne pahasına olursa olsun doğruyu bulmak istikametinde kullanılması da kat’iyen unutulmamalıdır. Bunlar siyasî mülâhazalar, şahsî çıkarlar, ferdî münasebetler doğrultusunda kullanılır ve gerçekler çarpıtılırsa, hem yetkili merciler yanlış yönlendirilmiş olur, hem sonuç alma zamanı uzar, hem de kamuoyunun ümitleri bütün bütün sarsılır. Bu açıdan bana göre yapılabilecek en güzel şey, doğru, tarafsız ve ilkeli bir biçimde gerçekleri gün yüzüne çıkartmaktır.

Ayrıca, olaylar açıklanırken ve perde gerisi ilişkiler ele alınırken, yani vak’a rapor edilirken, alternatif düşünceler üretilerek, yetkili mercilere sunulması gerekir diye düşünüyorum. Evet, vak’aları rapor etmek ve bunları tenkit etmek, reyting mülâhazaları ile çirkinlikleri sayfalarca veya saatlerce gazete ve ekranlara getirmek kolaydır. Zor olan, düşünce tembelliğinden sıyrılıp alternatif çözüm yolları üretebilmektir.

7. Dikkat edilirse, hâdiseler devletin en üst seviyesindeki insanlara kadar dayanıyor ve hemen her şey madde üzerinde dönüyor. İdarecilerimiz bu tespite iştirak ediyor ve temiz toplum düşüncelerinde samimî ve istekli iseler, olaylara adı karışanlar, İstiklal Mücadelesi’nde olduğu gibi bütün mal varlıklarını bu millete bağışlayarak, toplumun nazarında arı-duru hâle gelmelidirler. Meselâ, bunlar, kayd-ı hayat şartıyla Mehmetçik Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı gibi vakıflara mallarını bağışlayabilirler. Ayrıca özel vakıf da kurabilirler. Böylece gerçekten toplum nazarında arınır ve baş tacı edilirler. Bu millet vefalıdır. İdareciler böyle bir şey yapsın, millet, onların verdiğinin on kat fazlasını onlara rahatlıkla iade edebilir. Tabiî bu arada yitirilen itibar da istirdat edilmiş olur.

6