3. Kur’ân, “Bakarsınız, hayır zannettiğiniz şeyler hakkınızda şer, şer zannettiğiniz şeyler de hayır olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.”1 buyuruyor. Bu âyet zaviyesinden bu son olay, zâhirî yüzü itibarıyla gerçekten şer ama, neticesi itibarıyla hakikî dost olanla olmayanı tefrik etmemize vesile olması sebebiyle hayırdır. Hâdiseyi ilk duyduğumuz andan bu yana, sizin tasavvur edemeyeceğiniz boyutlarda üzüldüm ve âdeta şok üstüne şok yaşadım. Bugüne kadar hep iffetli kalmaya a’zamî dikkat göstermiş, hele maddî konularda milletin parasını kendi parasına değdirmeyecek kadar hassas, ölüp gittiğimde cüzdanımda kefen parası dahi bulamasınlar düşüncesine kilitli, kardeşlerim için dedikodu olmasın düşüncesiyle, kût-u lâ yemût’la, yani ölmeyecek kadar geçimlerine yetecek bir parayla yaşasınlar diye dua dua Rabbine yalvaran bir insan olarak hem şahsım, hem de eğitim gönüllüleri adına tarif edilmez boyutlarda sancı duydum. Fakat yukarıda ifade ettiğim gibi, en azından gerçek dost olanla, olmayanı tefrik etmeye vesile olduğu için, bu hâdiseye yüzde yüz hayır nazarıyla bakıyorum.
4. Bu hâdise münasebetiyle şükranla ifade edeceğim bir başka gelişme de, şimdiye kadar ancak birkaç defa görüşme imkân ve fırsatını bulabildiğim bazı siyasî parti liderlerinin tv ekranlarına çıkarak hakkımda müspet kanaatlerini izhar etmeleri oldu. Ömrüm boyunca unutmayacağım bu mertçe, erkekçe davranışları yüzünden onlara karşı medyun-u şükranım. Fakat ben, onlardan gördüğüm bu civanmertliği, daha başkalarından da beklerdim. Bu çizgide sözü uzatmam ve birtakım mukayeselere girmem gönül incitebilir.
Dipnotlar
- 1 Bakara sûresi, 2/216.