H. Tüketim
1. İstihlâk Kavramı ve Günümüzde İstihlâk Anlayışı
İstihlâk, aslı Arapça bir kelime olmakla beraber, tamamen dilimize girmiş ve Türkçe’ye mâl olmuş bir kelimedir. İstihlâk yerine şimdilerde tüketim kelimesi kullanılmaktadır. Yalnız tüketimin, istihlâk gibi geniş kapsamlı bir kelimenin yerini tutmayacağını düşünerek bunu şimdilik işin erbabına havale ediyorum.
Umumî mânâda istihlâk; bir insanın yemesi, içmesi, giymesi ve elindeki imkânları kullanıp tüketmesi ya da aşındırması demektir. Bu kelimenin karşısında da şimdilerde, üretim denen istihsâl kelimesi bulunmaktadır.
İstihlâk ve istihsâl, iktisadî hayatın önemli iki temel rüknüdür. Öyle ki, çok defa iktisada ait diğer mevzular tamamen bunlara bağlı olarak değerlendirilir.
İstihlâkın, iktisadî hayata ait çok önemli bir husus olduğu açıktır. Zira istihlâk, bir isteğe dayalıdır. İnsan, istihlâk ettiği zaman isteyecektir. İstek de tabiî olarak talebi doğuracaktır. Öyleyse iktisadî hayatta her türlü faaliyetin temelinde istihlâk vardır denilebilir.
Devrimizde istihlâk anlayışı tamamen materyalist bir çizgide yorumlanmakta ve yaşanmaktadır. Bu anlayışa göre bütün değer hükümleri, cüzdanın kabarıklığına ve yeraltı-yerüstü servet kaynaklarına göre verilmekte ve insan ‘ekonomik bir hayvan’ (homoeconomicus) mahiyetinde görülmektedir.
Böyle bir anlayış açısından insan, bir fabrikadan, bir makineden farksız bir eşya gibidir. Bu sakat anlayışa, bir de fantastik zevkler inzimam edip görenek ve tiryakilikler eklenerek zenginin servetini gelişigüzele sarf etmesi ilave edilince, mesele üstesinden gelinmez ve önü alınmaz bir gaile olarak karşımıza çıkmaktadır.
Gariptir, günümüzde her mesele biraz da bu eksen üzerinde cereyan etmektedir ki, her şeye yeni bir istikamet kazandırılması, büyük ölçüde insanımıza fıtrî ve ruhî bir seviye kazandırılmasına bağlıdır. İhtimal iktisadî hayatımızı işte ancak o zaman düştüğü bu çukurdan ve şu andaki anafordan kurtarabiliriz.