İçeriğe geç

ilancısı.. ve Rabbanî sanat güzelliklerini tarif edendir. Ve kabiliyetlerinin kuşatıcılığı yönüyle o zât, varlıklardaki kemâlâtın en mükemmel örneğidir. Öyleyse o zâtın bu vasıfları ve manevî şahsiyeti şuna işaret eder, belki açıkça gösterir ki:

O, kâinatın asıl gayesidir. Yani, “Şu kâinatın Hâlık’ı o zâta bakmış, kâinatı yaratmıştır. Eğer onu var etmeseydi, kâinatı da yaratmazdı.” denilebilir. Evet, cinlere ve insanlara getirdiği Kur’an hakikatleri, iman nurları, zâtında görünen yüce ahlâk vasıfları ve faziletler, şu hakikate kesin bir şahittir.

Yedinci Esas: Hakkın delili ve hakikatin ışığı olan o zât, öyle bir din ve şeriat ortaya koymuştur ki, iki cihan saadetini sağlayacak düsturları içerir. Ve bununla beraber, kâinatın hakikatlerini, vazifelerini ve kâinat Hâlık’ının isim ve sıfatlarını tam bir doğrulukla bildirmiştir. İşte İslamiyet ve şeriat, öyle kuşatıcı ve mükemmeldir ve kâinatı kendisiyle beraber öyle bir şekilde tarif eder ki, mahiyetine dikkat eden elbette şunu anlar: O din, bu güzel kâinatı yapan Zât’ın, kâinatı kendisiyle beraber tarif edecek bir beyannamesi ve kılavuzudur.

Nasıl ki bir sarayın ustası, o saraya uygun bir kılavuz hazırlar, kendini vasıflarıyla göstermek için bir tarife kaleme alır. Aynen öyle de, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) getirdiği dinde ve şeriatta öyle bir kuşatıcılık, yücelik ve hakkaniyet görünüyor ki, onun kâinatı yaratan ve idare eden Zât’ın kaleminden çıktığı açıktır. Ve o kâinatı güzelce düzene koyan kim ise, şu dini güzelce tanzim eden yine O’dur. Evet, o kusursuz düzen, elbette bu en güzel nizamı ister.

Sekizinci Esas: İşte şu zikredilen sıfatlarla vasıflanmış ve her yönden sarsılmaz, kuvvetli dayanak noktalarına sahip Hazreti Muhammed (aleyhissalâtü vesselam), görünen âleme yönelerek gayb âlemi adına, cinlerin ve insanların başları üzerine dinini ilan ederek istikbalde, gelecek asırların arkasında duran kavimlere ve milletlere hitap eder, öyle bir seslenir ki; nidâsını bütün cinlere ve insanlara, her yere, her asra işittirir. Evet, işitiyoruz…

Dokuzuncu Esas: Hem öyle yüksek, kuvvetli bir şekilde hitap eder ki, bütün asırlar onu dinliyor. Evet, yankılanan sesini her bir asır işitiyor.

255