vesselam), Allah’ın bir ve tek oluşunun, ebedî saadetin doğru sözlü ve tasdik edilmiş bir delilidir.
İkinci Esas: Hem o doğru sözlü ve tasdik edilmiş zât, madem bütün peygamberlerin üstünde binlerce mucizeye, hükmü ortadan kalkmayan bir dine, bütün cinleri ve insanları kuşatan bir davete sahip olduğundan, elbette bütün peygamberlerin reisidir. Öyleyse bütün peygamberlerin mucizelerinin sırrını ve ittifaklarını içine alan bir mahiyete sahiptir. Demek, bütün peygamberlerin ittifaklarının kuvveti ve mucizelerinin şahitliği, onun doğruluğuna ve hakkaniyetine bir dayanak noktası meydana getirir.
Hem o, terbiyesi, irşadı ve dininin nuruyla mükemmelliğe ulaşan bütün evliya ve asfiyanın sultanı ve üstadıdır. Öyleyse mahiyeti onların kerametlerinin sırrını, ittifakla tasdiklerini ve tahkiklerinin kuvvetini içerir. Çünkü onlar, üstadlarının açtığı ve kapıyı açık bıraktığı yolda gitmiş, hakikati bulmuşlar. Öyleyse onların bütün kerametleri, tahkikleri ve ittifakları, o mukaddes üstadlarının doğruluğu ve hakkaniyeti için bir dayanak noktası sağlar.
Hem o vahdaniyet delilinin, önceki işaretlerde görüldüğü gibi, o kadar kesin, şüphesiz ve açık mucizeleri, harika irhâsâtı ve peygamberliğine şüphesiz işaretler var ve bunlar o zâtı öyle tasdik ediyor ki, kâinat toplansa onların tasdikini iptal edemez.
Üçüncü Esas: Hem o açık mucizelerin sahibi olan, Allah’ın bir ve tek oluşunun ilancısı ve ebedî saadetin müjdecisi, kendi mübarek şahsında öyle yüce bir ahlâka, peygamberlik vazifesinde öyle kıymetli vasıflara ve tebliğ ettiği şeriat ve dininde öyle yüksek hasletlere sahiptir ki, en şiddetli düşman dahi onu tasdik ediyor, inkâra kuvvet bulamıyor. Madem zâtında, vazifesinde ve dininde en yüksek ve güzel ahlâk vasıfları, en yüce ve mükemmel karakter hususiyetleri, en kıymetli ve makbul hasletler bulunuyor. Elbette o zât, varlıklardaki kemâlâtın ve yüce ahlâkın misali, temsilcisi, timsali ve üstadıdır. Öyleyse zâtındaki, vazifesindeki ve dinindeki şu kemâlât, hakkaniyetine ve doğruluğuna o kadar kuvvetli bir dayanak noktasıdır ki, hiçbir şekilde sarsılmaz.
Dördüncü Esas: Hem kemâlât madeni olan ve yüce ahlâk vasıflarını öğreten, Allah’ın bir ve tek oluşunun ve ebedî saadetin o ilancısı,