İçeriğe geç

جَاءَ حَقٌّ فَسَطَعَ، وَدُمِّرَ بَاطِلٌ فَانْقَمَعَ

Bu hâtiflerin müjdeleri ve haber vermeleri pek meşhurdur ve çokça görülmüştür.

Hem nasıl kâhinler, hâtifler haber vermişlerse, aynı şekilde, putlar ve putlara kesilen kurbanlar da Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliğini bildirmiştir. Mesela:

Meşhur kıssalardandır ki, Mâzin kabilesinin putu bağırıp هٰذَا نَبِيٌّ مُرْسَلٌ جَاءَ بِحَقٍّ مُنْزَلٍ diyerek Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamber olduğunu haber vermiş.

Abbas İbni Mirdâs’ın İslamiyet’i kabul sebebi olan meşhur vaka ise şudur: Dımâr adında bir putu varmış, o put bir gün şöyle ses vermiş:

أَوْدٰى ضِمَارُ وَكَانَ يُعْبَدُ مَرَّةً قَبْلَ الْكِتَابِ إِلَى النَّبِيِّ مُحَمَّدٍ

“Muhammed gelmeden önce bana ibadet ediliyordu. Şimdi Muhammed’in beyanı geldi, artık bu sapkınlık var olamaz.”

Hazreti Ömer, İslamiyet’ten önce, puta kesilen bir kurbandan şöyle işitmiş:

يَا اٰلَ ذَرِيحْ أَمْرٌ نَجِيحْ رَجُلٌ فَصِيحْ يَقُولُ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ

İşte bunlar gibi çok örnek var... Delillere dayanan kitaplar bunları kabul edip bildirmiştir.

Nasıl ki kâhinler, Allah’ı bilen zâtlar, hâtifler, hatta putlar ve kurbanlar Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliğini haber vermiş, her bir hadise bir kısım insanların imanına vesile olmuş. Aynen öyle de, bazı taşların üstünde, kabirlerde ve mezar taşlarında, eski yazı ile مُحَمَّدٌ مُصْلِحٌ أَمِينٌ gibi ifadeler bulunmuş, onları gören bir kısım

233