İçeriğe geç

vesselam) Ebûbekri’s-Sıddık ile beraber, onun keçileriyle bulunduğu yere gitmiş, ondan süt istemiş. İbni Mes’ud demiş ki: “Keçiler benim değil, başkasının malıdır.” Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam), “Bana kısır, sütsüz bir keçi getir.” buyurmuş. O da iki senedir teke görmemiş bir keçi getirmiş. Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) eliyle keçinin memesini meshedip dua buyurmuş. Sonra sağmışlar, hâlis bir süt almış, içmişler. İbni Mes’ud bu mucizeyi gördükten sonra iman etmiş.

• Üçüncüsü: Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) sütannesi olan Halime-i Sa’diye’nin keçilerinin meşhur kıssasıdır. O kabilede bir derece kıtlık vardı. Hayvanlar zayıf ve sütsüz oluyor, doyuncaya kadar yemiyordu. Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) oraya, sütannesinin yanına gönderildiği zaman, onun bereketiyle Halime-i Sa’diye’nin keçileri akşam vakti diğer keçilerin aksine, tok ve memeleri dolu olarak geliyordu. İşte siyer kitaplarında bunun gibi daha başka örnekler var. Fakat bu kadarı asıl maksadı göstermeye kâfidir.

Dokuzuncu Misal: Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) bazı zâtların başını ve yüzünü mübarek eliyle meshedip dua buyurduktan sonra görülen harikaların pek çok örneğinden, meşhur olmuş birkaçını beyan ediyoruz.

• Birincisi: Umeyr İbni Sa’d’ın başına elini sürmüş, dua etmiş. O duanın bereketiyle Umeyr seksen yaşında öldüğü vakit başında beyaz saç yoktu.

• İkincisi: Kays İbni Zeyd’in başına elini koyup mesh ve dua etmiş. Kays yüz yaşına girdiği zaman bütün başı beyazdı, yalnız o duanın bereketiyle ve meshin tesiriyle Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) elini koyduğu yer simsiyah kalmıştı.

• Üçüncüsü: Abdurrahman İbni Zeyd İbni’l-Hattab hem küçük hem çirkindi. Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) eliyle başını meshedip dua buyurmuş. O duanın bereketiyle Abdurrahman, endamıyla

199