İçeriğe geç

amcasıdır. Onun yüzü suyu hürmetine yağmur ver.” Yağmur gelmiş.

Yine İmam Buhârî ve Müslim haber veriyor: Yağmur için dua talep edildi. Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) dua etti. Yağmur öyle geldi ki, “Aman dua et, kesilsin.” demeye mecbur kaldılar. Dua etti, birden kesildi.

İkinci Misal: Tevatüre yakın bir şekilde meşhurdur ki, Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) müminler daha kırk kişiye ulaşmadan ve gizli ibadet etmekteyken şöyle dua buyurdu: اَللّٰهُمَّ أَعِزَّ الْإِسْلَامَ بِعُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ أَوْ بِعَمْرِو بْنِ هِشَامٍ Bir-iki gün sonra Hazreti Ömer İbnü’l-Hattab imana geldi ve İslamiyet’i ilan etmeye, yüceltmeye, güçlendirmeye vesile oldu, “Fâruk” yüce unvanını aldı.

Üçüncü Misal: Allah Resûlü bazı seçkin sahabilere ayrı ayrı maksatlar için dua etmiş. Duası öyle parlak bir surette kabul olmuş ki, o duaların kerameti mucize derecesine çıkmış.

• Mesela, başta Buhârî ve Müslim haber veriyor, İbni Abbas’a şöyle dua etmiş: اَللّٰهُمَّ فَقِّهْهُ فِي الدِّينِ وَعَلِّمْهُ التَّأْوِيلَ Duası öyle makbul olmuş ki, İbni Abbas “Kur’an’ın tercümanı” şanlı unvanını ve “habrü’lümme,” yani “ümmetin büyük âlimi” yüce rütbesini kazanmış. Hatta çok gençken, Hazreti Ömer onu âlimlerin ve sahabenin ileri gelenlerinin meclisine alıyordu.

191