İçeriğe geç

Üçüncü Misal: Hazreti Ömer İbnü’l-Hattab, Ebû Hureyre, Seleme İbnü’l-Ekva’ ve Ebû Amra el-Ensarî gibi sahabiler, çeşitli rivayetlerle aktarıyor:

Bir savaşta ordu aç kaldı. Resûl-u Ekrem’e (aleyhissalâtü vesselam) müracaat ettiler. Buyurdu ki: “Heybelerinizde kalan erzakı toplayınız.” Herkes az birer miktar hurma getirdi. En çok getiren, dört avuç getirebildi. Bir kilime koydular.

Seleme diyor ki: “Tahminimce tamamı oturmuş bir keçi kadar ancak vardı.” Sonra Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) bereket duası edip şöyle buyurdu: “Herkes kabını getirsin.” Koşuştu, getirdiler. O orduda kimsenin kabı boş kalmadı, hepsini doldurdular. Yine de hurma arttı. Sahabeden biri şöyle rivayet etmiş: “O bereketin gidişatından anladım ki, eğer yeryüzündeki herkes gelseydi, o hurma onlara bile yeterdi.”

Dördüncü Misal: Başta Buhârî ve Müslim, sahih hadis kitapları bildiriyor ki, Abdurrahmân İbni Ebî Bekri’s-Sıddık şöyle demiş:

Biz yüz otuz sahabi, bir seferde Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) ile beraberdik. Dört avuç miktarı olan bir sâ’ ekmek için hamur hazırlandı. Bir de keçi kesildi, pişirildi; yalnız ciğer ve böbrekleri kebap yapıldı. Yemin ederim, Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) o kebaptan yüz otuz sahabinin her birine bir parça kesti, verdi. Sonra pişmiş eti iki kâseye koydu. Hepimiz doyuncaya kadar yedik, daha da kaldı. Ben fazlasını deveye yükledim.

Beşinci Misal: Sahih hadis kitapları kesin bir şekilde bildiriyor ki, Büyük Ahzab Savaşı da denilen meşhur Hendek günü hakkında Hazreti Câbiru’l-Ensârî yeminle şöyle ilan etmiş:

O gün dört avuç miktarındaki bir sâ’ arpa ekmeğinden, bir yaşında bir keçi oğlağından bin kişi yedi ve yemek öylece kaldı. Yine Hazreti Câbir diyor ki: O gün yemek evimde pişirildi. O bin kişinin hepsi o

152