إِنَّ الدِّينَ لَوْ كَانَ مَنُوطًا بِالثُّرَيَّا لَنَالَهُ رِجَالٌ مِنْ أَبْنَاءِ فَارِسَ Başta Ebû Hanife olmak üzere, İran’ın yetiştirdiği benzersiz âlimlere ve evliyaya işaret ederek onları haber vermiş.
Hem عَالِمُ قُرَيْشٍ يَمْلَأُ طِبَاقَ الْأَرْضِ عِلْمًا deyip İmam Şâfiî’ye işaret etmiş. Kesin ve sahih nakille, buyurmuş ki:
وَتَفْتَرِقُ أُمَّتِي عَلٰى ثَلَاثٍ وَسَبْعِينَ مِلَّةً، كُلُّهُمْ فِي النَّارِ إِلَّا مِلَّةً وَاحِدَةً،
قَالُوا: وَمَنْ هِيَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ؟ قَالَ: مَا أَنَا عَلَيْهِ وَأَصْحَابِي
Ümmetinin yetmiş üç fırkaya ayrılacağını ve onların içinde kurtuluşa erecek kâmil topluluğun Ehl-i Sünnet ve Cemaat olduğunu bildirmiş.
Yine ferman etmiş ki:اَلْقَدَرِيَّةُ مَجُوسُ هٰذِهِ الْأُمَّةِ Birçok kola ayrılan ve kaderi inkâr eden Kaderiye mezhebini haber vermiş. Hem birçok şubeye bölünen Râfızîlere işaret etmiş.
Hem kesin ve sahih rivayetle, İmam Ali’ye (radiyallâhu anh) demiş ki: “Hazreti İsa (aleyhisselam) gibi, senin hakkında iki kısım insan mahvolur; biri sevgide, diğeri düşmanlıkta aşırıya gitmekle... Hıristiyanlar sevgilerinde meşru sınırı aşarak Hazreti İsa’ya –hâşâ– ‘Allah’ın oğlu’ dediler. Yahudilerse düşmanlıklarından hadlerini çok aştılar, Hazreti İsa’nın peygamberliğini ve faziletini inkâr ettiler. Senin hakkında da bir kısım insanlar meşru sınırı aşacak, sevgisinden helâke gidecektir.”
Hem لَهُمْ نَبَزٌ يُقَالُ لَهُمُ الرَّافِضَةُ demiş, bir kısmı, sana düşmanlıkta çok
Dipnotlar
- “Eğer din Süreyya yıldızında dahi olsaydı, Fars soyundan bazı adamlar yine ona ulaşırdı.” (Bkz. Kadı Iyâz, eş-Şifâ 1/342. Ayrıca bkz. Buhârî, tefsîru sûre (62) 1; Müslim, fezâilü’s-sahâbe 230, 231).
- “Kureyş’in âlimi yerin tabakalarını ilimle dolduracak.” (et-Tayâlisî, el-Müsned s. 39; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ 6/295, 9/65; Hatîb el-Bağdâdî, Târîhu Bağdâd 2/60, 61).
- “Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak, bir tanesi hariç hepsi ateştedir.” Sahabiler: “Ya Resûlallah onlar kimlerdir?” diye sorduklarında Resûl-u Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem): “Benim ve ashabımın yolu üzere olanlar ...” buyurdu. (Bkz. Tirmizî, îmân 18; el-Hâkim, el-Müstedrek 1/218. Ayrıca bkz. İbni Mâce, fiten 17; Ebû Ya’lâ, el- Müsned 7/155).
- “Kaderiye mensupları bu ümmetin mecusileridir.” (Bkz. Ebû Dâvûd, sünnet 16; Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 2/86; el-Buhârî, et-Târîhu’l-Kebîr 2/341).
- Bkz. Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 1/160; el-Buhârî, et-Târîhu’l-Kebîr 3/281; en-Nesâî, es-Sünenü’l-Kübrâ 5/137.
- Bkz. et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat 6/355; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ 4/329. Ayrıca bkz. Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 1/103; Abd İbni Humeyd, el-Müsned s. 232.