Bir de soruda, “birtakım meseleleri gündeme getirmeme” tabiri kullanılıyor ki, bugün İslâm ahkâmına ait dünya kadar şey söyleniyor ve bu söylenen konular içinde muamelata ait şeyler de var. Her şeyden önce bu kabîl meselelerin ne olduğunu çok iyi anlamak lâzım. Eğer bunlar muamelat cinsinden, yani insanın davranışları ile alâkalı meseleler ise, onlardan çok daha önemli bir kısım konular var ki, Allah’a, haşr u neşre, peygamberlere, kitaplara, meleklere iman gibi… Acaba bu çok ciddî meselelerde iman mı daha önemli yoksa fürûatı yerine getirmek mi, içki içmek mi daha büyük bir günah, yoksa ahireti kabul etmemek mi?
Elbette imanın büyüklüğü, bütün bunlarla kıyas kabul etmeyecek derecededir ve bu hususta kat’iyen münakaşa yapılamaz. Çünkü o, dünyevî hayatımızın dengesi, onun çeşitli sıkıntılarından kurtulmamızın teminatı, gençliğin bunalımlarının aşılması ve uhrevî saadete nailiyetimizin de biricik senedidir. Meselâ, ölümle biz şu sıkıntılı dünyadan karanlığa değil aydınlığa, ruhlarla beraber kanat çırpıp huzur-u Rahmân’a uçmaya, bir dakika dünya hayatının binlerce mesudâne senesine denk olan Cennet’e ve binlerce sene Cennet hayatı da onun bir dakikasına mukabil gelmeyen rü’yet-i Cemalullah’a imkân bulacağımıza inanırız.