İçeriğe geç

Hatta sonraki dönemlerde de hep aynı metod takip edilmiştir. Meselâ, bozulmaya yüz tutmuş Emeviler’de, Ömer b. Abdülaziz, etrafına aldığı üç-beş insanla ve mini bir hücreyle işe başlamıştır.. başlamış ve iki buçuk sene gibi kısa bir süre içinde, yüz yıllara sığdırılamayacak kadar icraatını, böyle küçük bir mekân ve birkaç fert üzerine bina etmiştir.

İmam Gazzâlî de aynı yolu takip etmiştir.. evet o da halkasına çağırdığı birkaç insana hizmet felsefesini anlatıp, dinî ilimlerin “ihyâ” yolunu göstermiş ve bu gayeye matuf olarak da bir taraftan “el-Munkızü mine’d-dalâl”i kaleme alırken, diğer taraftan da “İhyâu ulûmiddin” kitabıyla mü’minlerin gönüllerinde İslâmî hayatın diriliş meşalelerini yakmıştır.

Aslında ilk ışık çağından İmam Rabbanî’ye, ondan da günümüzün büyük çilekeşi Bediüzzaman Hazretlerine kadar, belli dönemlerde ümmet-i Muhammed’e mürşitlik yapan bütün üstün kametler hep aynı yolu takip etmişlerdir.

Evet, şu kocaman varlık âlemi; galaksileri, sistemleriyle küçük küçük atomlardan meydana geldiği gibi, bir milletin kendini tarih sahnesinde yeniden ifade etmesi de hep bir kulübecikle başlamış ve bu ba’sü ba’de’l-mevt düşüncesinin gönüllere aksettirilmesi ölçüsünde de, her şey mânâlı bir kitap veya çok mânâlı ve muhtevalı meşherler hâlini almıştır.

2