Asya’da Di̇ri̇lmek
Soruda beyan edilen husus bir hakikati ifade etmektedir. Bu sebeple onu kabul etmenin bir mahzuru olmasa gerek. Evet, bugün Anadolu’dan Orta Asya steplerine akın akın giden binlerce insan bulunmaktadır. Öyleyse bu mukaddes göçün, soruda bahsedilen kaderî tecellîlerle elbette alâkası ve irtibatı vardır.
Soruya cevap olabilecek hususlar arasında öncelikle tarihî gelişim adına şu noktayı hatırlatmak isterim: Değişik zaman dilimleri içinde Anadolu, çokları için bir “sefine-i Nuh” olmuştur. Meselâ, yakın tarihimiz itibarıyla, etrafımızdaki hemen bütün ülkelerin dinimize, dilimize, tarihimize, kültürümüze rağmen yabancı anlayış ve sistemlere angaje olmalarına karşılık, Anadolu bu badireyi Allah’ın izniyle ucuz atlatmıştır. Farklı İslâm ülkelerinin değişik emperyalist baskılara boyun eğdiği bir zamanda Anadolu bu kabîl şeylerden azade kalmış ve dolayısıyla da ona hep sefine-i Nuh nazarıyla bakılmıştır.
19. asrın son çeyreğinde başlayan ve insanlığı âdeta tufanlar gibi saran felâketli günlerde de Anadolu yine korunmuştur. İstiklal mücadelesi, misak-ı millî vs. bu korunmanın sebepler planındaki vesileleridir. Bazıları o devrin şartlarını nazara almadan dönemin devlet erkânına, ihtimal onların hak etmediği ölçülerde acımasızca eleştirilerde bulunuyorlar. Hâlbuki tarih kritiğinin yapılmasında temel ölçü, o devrin şartlarının nazar-ı itibara alınmasıdır.