İftiraların Hedefi: Ricâl-i Devlet ve Toplum Önderleri
Öyle ya da böyle, maalesef, bugün hemen herkesin haysiyet ve şerefiyle oynuyorlar. Kimi kendilerine ters görüyorlarsa mutlaka onunla meşgul oluyorlar. Mesela; büyük bir Hak dostunu hedef seçiyor ve onu yerden yere vuruyorlar. Aynı zamanda, onun şahsında dünya kadar insanın, müslümanlığa ve İslâmî değerlere karşı teveccühlerini kırıyorlar. İtibar kredisi yüksek olan bir insanın onur ve haysiyetine darbe vurmak suretiyle onun da içinde bulunduğu koca bir hareketi bitirmeyi hedefliyorlar. Başka yollarla üstesinden gelemedikleri, esaretleri altına alamadıkları ve arzuları hesabına kullanamadıkları kimseleri akla hayale gelmedik iftiralarla mağlup etmeye ve bitirmeye çalışıyorlar.
Evet, daha önce de ifade ettiğim gibi şahsen İnternet’le hiç meşgul olmuyorum; bazen arkadaşlardan haberleri dinlerken görüyorum ki; bu karanlık kimseler, bir defasında millete ve millî değerlerimize hizmet eden bir Hak dostunu karalıyor; bir başka defa da ülkeye yararlı olabilecek bir hukuk adamını, emniyet müdürünü, rektörü ya da hâkimi hedef olarak seçiyorlar. Bazen çalışa çalışa, alnının teriyle ve güven kredisiyle bir yere gelmiş milletvekillerine, bakanlara ve hatta bir başbakana saldırıyor; kimi zaman da kendini ülkesine ve ülküsüne adamış, ordusuna hizmet etmiş ve çok önemli yerlere gelmiş bir kuvvet komutanına hücum ediyorlar. Su-i zanlarını ve gıybetlerini seslendirmekle de yetinmiyor; korkunç isnad ve iftiralarda bulunuyorlar; “çaldı, çırptı” diyor, fuhuş isnad ediyor, hatta vatana ihanetle suçluyorlar. Şayet, bitirmeyi düşündükleri insanın kendisinde bir açık bulamazlarsa, bu kez de onun yakınlarından bazılarını dile doluyor, varsa onların kirli çamaşırlarını açığa vuruyor; “Bakanın oğlu şöyle, generalin kızı böyle!” dedikodularını etrafa yayıyorlar. Bu yalan ve iftiralarını İnternet üzerinden bir anda milyonlarca insana ulaştırabiliyor ve nazarları o söylentilere çeviriyorlar, zihinleri o türlü kîl ü kâl ile dolduruyorlar. Böylece, insanların o şahıs ya da şahıslar hakkındaki kanaatlerini sarsıyor, güvenlerini zedeliyor ve herkesi herkes hakkında şüpheye düşürüyorlar.
Ayrıca, İnternet’i gizli emelleri için bozgunculuk hesabına kullanan bu fesat ruhlular, devlet meseleleriyle ve vazifelerinin gerekleriyle uğraşması icap eden insanların moralini bozuyor ve onları asılsız isnad ve iftiralarla günlerce meşgul ediyorlar. Böyle bir zulme uğrayan insan, artık yapması gerekli olan işleri bırakıyor; kendini anlatmaya, onur ve haysiyetini temizlemeye ve nefsini tezkiye etmeye duruyor. Aylar boyunca, saldırganları bulup çıkarmaya, onların yalanlarını yüzlerine vurmaya, halk nezdinde kaybettiği itibarını yeniden kazanmaya ve bir kere daha asıl vazifelerine koyulmaya çalışıyor.. ve tabiî bunca dağınıklık, dengesizlik ve muvazenesizlik neticesinde millet zarar görüyor, ülke menfaatleri zarara uğruyor.