Önsöz Yerine
Diriliş Çağrısı
Merhum Necip Fazıl tarafından genellikle “ba’sü ba’del mevt” (öldükten sonra tekrar dirilme) şeklinde telaffuz edilen, son dönemde de daha ziyâde Sezâi Karakoç Bey’in ismiyle beraber anılagelen “diriliş” sözü, sıradan bir kelime olmanın ötesinde pek çok manalar taşıyor.
“Diriliş” canlanmak, hayat bulmak, yenilenip tazelenmek, silkinip ayağa kalkmak, kuvvet kazanmak ve ölü toprağını üzerinden atmak manalarını ihtiva ediyor.
Dahası, diriliş ya da “ba’sü ba’del mevt” ifadesi, tamamen unutulmuş ve yok olmuş gibi görünen bir hakikatin yine hayatiyet kazanmasını, halsiz ve yorgun görünen bir kahramanın tekrar güç bulup doğrulmasını ve kimliğini yitiren, kendi değerlerini bir kenara iten bir kimsenin ya da bir milletin yeniden özüyle buluşmasını da çağrıştırıyor.
Kendi talebelerini imana, ümîde, azme uyaran ve onların gönüllerine her zaman diriliş üfleyip duran Kur’ân, “Ey iman edenler! Size hayat verecek hakikatlere sizi çağırdığı zaman, Allah’a ve Rasûlü’ne icâbet edin.” (Enfal, 8/24) buyuruyor; aslında diriliş çağrısının Cenâb-ı Hakk’a ve Peygamberler Sultanı’na ait olduğunu beyan ediyor.