İçeriğe geç
7. Bölüm

Bir Yiğit Vardı!..

Soru: Mehmet Özyurt hocamız için “şehitlerin şahı” buyurduğunuzu duymuştuk. Bu zaviyeden merhumu anlatır mısınız? Onun iman ve Kur’ân hizmetine kurban olduğu söylenebilir mi?

Cevap: Bu iman ve Kur’ân hizmetine gönül vermiş bahtiyarlar arasında, zühdü, takvası, iffeti, ismeti, halktan istiğnası ve her zaman ötelere müteveccih yaşaması sayesinde sürekli yükselen; marifet, muhabbet, aşk ve iştiyakıyla kurbet ufkuna her an biraz daha yaklaşan kahramanlar tanıdım. Gönül pencereleri sonsuza karşı hep açık duran; esen yelden, yağan yağmurdan, uçan kuştan, düşen yapraktan ayrı ayrı mesajlar alan ve bu mesajları çevrelerine de duyurmak için “gâye Allah rızası, vesile i’la-yı kelimetullah” deyip bir küheylan gibi çatlayıncaya kadar koşan onlarca bahadırla tanıştım.

Her ruhu ebedî varoluşa taşımak ve herkese sonsuzluk iksiri sunmak gibi bir gâye-i hayale dilbeste olmuş bu Rabbânîlerin dimağlarında, ızdırap dalgaları birbirini kovalamakta; ruhlarında, ümit ve hüzün meltemleri arka arkaya esip durmakta ve gönül mızraplarından kopan türlü türlü sevinç-keder nağmeleri de çevrelerinde yankılanmaktaydı.

Onların her biri, yüce mefkuresi uğruna nefsanî arzularından, şahsî çıkarlarından ve gelecek endişelerinden bütün bütün sıyrılmış; kendini mensup olduğu toplum için nakış nakış saadet projeleri geliştirmeye adamış ve hafakandan hafakana girerek sürekli dertlerle iç içe yaşama pahasına çevresindeki insanların mutluluğunu sağlama iştiyakıyla şahlanmış nebî gönüllü bir diğergâmdı.

60