İnternet sitelerini hazırlayanlar, şayet Allah’a ve iman esaslarına gerçekten inanıyorlarsa, hiç kimsenin kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmayı ve gizli kapaklı işlerini fâş etmeyi akıllarından bile geçirmemelidirler. Gammazlığı, laf hammallığı yapmayı, milleti birbirine düşürmeyi, su-i zanda bulunmayı, gıybet etmeyi ve hele iftira atmayı Allah’ın yasakladığı çirkin amellerden ve insanı felakete sürükleyen günahlardan saymalıdırlar. Kat’iyen yargısız infazda bulunmamalı ve hiç kimsenin ırzı, şerefi ve namusu ile oynamamalıdırlar. Millet hesabına zarar ihtimali olan meseleleri yetkili mercilere üslûbunca haber verseler dahi, millete zarar vermeyen şahsî mevzularda son derece ketûm olmalıdırlar.
Ahlaksız Neşriyât
Bu açıdan, ister gizli ister açık, ister dolambaçlı yollarla ister doğrudan doğruya, ister düello gibi yüzyüze isterse de arkadan bir kısım fırıldaklar çevirmek, bir dizi komplolar kurmak suretiyle, millete rehberlik yapan, insanların güvenini kazanan ve toplum içinde itibar sahibi olan devlet büyüklerine ya da onların ailelerine karşı yapılan sözlü ya da yazılı saldırıları, medya vasıtasıyla fâş edilen dedikoduları ve İnternet üzerinden neşredilen iftiraları kat’iyen tasvip etmiyorum. O türlü neşriyatı çok çirkin, pek kaba ve edepsizce davranışlar olarak kabul ediyorum. Milletvekilleri, bakanlar ve başbakan hakkında, Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri’nin veya Jandarma’nın başında bulunan komutanlar aleyhinde ya da bütün bunların hepsini komuta eden bir başkana karşı kaynağı belli olmayan bir kısım İnternet sitelerinde yapılan yayınları, daha doğrusu saldırıları çok alçaltıcı, onur kırıcı, yakışıksız ve sevimsiz buluyorum. Samimi müslümanların o türlü çirkinlikleri tasvip edeceklerine ve insanların itibarıyla oynanmasına razı olacaklarına da hiç ihtimal vermiyorum.