Şeytanî Fısıldaşmalar Ve Kulis Faaliyetleri
Soru: İslam, birkaç insanın bir araya gelerek bazı meseleleri gizlice konuşup görüşmelerine ne ölçüde müsaade etmiştir? Kur’ân-ı Kerim’de “necvâ” tabiriyle ifade edilen böyle bir görüşmenin mü’mincesi nasıl olmalıdır?
Cevap: Kısaca fısıltı ve fiskos demek olan “necvâ” kelimesi, iki ya da daha fazla insanın fısıldaşması, başkalarının duyamayacağı şekilde gizli ve alçak sesle konuşması ve birbirine bazı sırları açması demektir. Kur’ân-ı Kerim’de zikredilen “necvâ” tabiri ile de birkaç insanın bir araya gelerek bazı meseleleri gizlice ve özel mahiyette görüşmeleri kastedilmiştir ki, bu türlü faaliyetler günümüzde “kulis” adı altında sıkça yapılmaktadır. Şimdilerde hem fertler hem kurumlar hem de devletler arası münasebetlerde çok yaygın olan özel çalışmaların, hususi görüşmelerin ve gizli teşebbüslerin hepsi necvânın çerçevesine dahil edilebilir.
Necvâ
Kur’ân-ı Kerim’de, necvâ tabiriyle dile getirilen fısıldaşmalar ve gizli konuşmalar mutlak surette yasaklanmamıştır; ne var ki, bu türlü görüşmeler bazı şartlara bağlanmıştır. Öncelikle, göklerde ve yerde bulunan her şeyi, meydana gelen her hadiseyi Allah’ın bildiğine, bir araya gelip fısıldaşan, gizlice konuşan üç kişinin dördüncülerinin muhakkak Allah olduğuna ve O’nun, gerek bundan az gerekse daha çok sayıdaki insanın konuşmalarını da mutlaka görüp duyduğuna dikkat çekilmiştir. Böylece, ister açık ister gizli bütün sözlerin işitilip kaydedildiğine ve mü’minlerin bu hakikate bağlı olarak konuşup görüşmeleri gerektiğine imada bulunulmuştur. Daha sonra da, Cenâb-ı Hak yasakladığı hâlde günah, zulüm ve Peygambere isyan hususunda kulis yapan ve Müslümanların aleyhinde fısıldaşan münafıklar kınanmış; onların ikiyüzlü oldukları, inanmadıkları şeyleri söyledikleri, iman esaslarıyla alay ettikleri ve işte bu fena tavırlarından, kötü davranışlarından dolayı Cehenneme atılacakları belirtilmiştir. (Mücadile, 58/7-8)