İçeriğe geç

Maalesef bugün, istediğini istediği zaman göklere yükselten ve dilediğini de hemen gayyâlara batıran; bâtılı tasvîr edip sâfî zihinleri şirâzeden çıkaran ve insanları büyüleyip dilediği yana sürükleyen medya, hayırdan çok şerre sebebiyet vermektedir.. şimdilerde genç-ihtiyar, kadın-erkek, okumuş-okumamış hemen herkes televizyondan sonra İnternet denen devvâr u gaddârın elinde de bir oyuncak ve bu sihirbazın meshûr (büyülenmiş) bir piyonu halini almaya başlamıştır. Mevcut durumu itibarıyla o, bedeni ve cismâniyeti, ruhun ve kalbin önüne çıkararak, vicdana kezzâp döküp insan hissiyatını köreltmekte; gıybete ve iftirâya prim vererek dünya kadar bühtân bağımlısı yetiştirmektedir. Dolayısıyla da, onun aracılığıyla herkes, herkesle oynama imkanı bulmakta ve sürekli olumsuz şeyler yazılıp çizilmektedir.

İnternet Haydutları

Dahası, günümüzde şeytanlık mevzuunda dimağlar daha bir inkişaf etmiş gibi.. medyayı şer hesabına kullananlar öyle değişik yollar deniyorlar ki, ne kanun başa çıkabiliyor onlarla ne de kanun uygulayıcıları. Emniyet görevlileri suçluları derdest ediyorlar, adliye memurları mücrimleri içeri atıyorlar; fakat, onlar mutlaka bir kısım kanunî boşluklar buluyor ve çok geçmeden yeniden dışarı çıkıyorlar. Tabiî, kanunları yapanlar, herkesin hissiyâtını ve oynanması muhtemel oyunların hepsini bilemediklerinden dolayı hiç boşluk bırakmayan hükümler vaz’ edemiyorlar. Zaten bu da normaldir; çünkü, kanunlar statiktir, istiâb alanları sınırlıdır ve belirli bir süre değişmezler, sabit kalırlar. Dolayısıyla, mücrimler çoğu zaman kanunî bir boşluk buluyor ve onu kullanıyorlar. Şahsen, kanun yapanları da bu hususta mazur görüyorum. Çünkü, insanların duygu ve düşüncelerini, bazılarının oyun ve hilelerini, arsızların düzenbazlık ve şeytanlıklarını bütünüyle keşfedip hepsine uygun kanun koyacak olsalar kütüphaneler dolusu kitaplar istiâbında hükümler vaz’ etmeleri gerekir ki, onun da altından kalkılmaz ve o şekilde hüküm verilemez, kanun yapılamaz.

80