Ya Fişleyenleri De Fişlerlerse!..
Soru: Son günlerde, bazı illerimizde, vali, vali yardımcısı ve kaymakam gibi mülkî idare amirlerine kadar hemen her kesimden insanın Jandarma tarafından fişlendiği haberleri medyada sıkça yer alıyor. Genelkurmay Başkanlığı bu iddialar üzerine bir açıklama yapsa ve fişlemelere sahip çıkmasa da, fişleme metinleri ve bu çirkin işin belgeleri ortalıkta dolaşıyor. Bu iddiaları ve böyle bir meseleyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap: Eskiden “fişlemek” denince, akademik çalışma yapan bazı kimseler aklıma gelirdi. Çünkü, bir profesör arkadaşımız kariyer yapanların çoğunun durumunu anlatırken meseleyi esprili bir şekilde ele alır; “Kitapların fihristlerine bakarlar, konularına göre onları tasnif ederler, sonra birer birer fişlerler, sonra alt alta getirip işlerler ve nihayet bu fişleyip işlemelerinden kitaplar meydana getirirler.” derdi. Fakat, üzerinde çalıştıkları mevzuyu elli defa hallaç etmemiş, içlerine sindirememiş ve bilgi havuzlarına yerleştirememiş bu insanların, hafızalarında bir şey olmadığından ve bilgiler sadece o fişlerde kaldığından dolayı tezlerini savunacakları jüri önünde bile takılıp kaldıklarını söylerdi. İşte, fiş ve fişleme dendiğinde, daha ziyade, o arkadaşımızın “mütefeşfişûn” (!) diye adlandırdığı fişlemeyi meslek edinen bir kısım sözde ehl-i ihtisası hatırlardım.