İçeriğe geç

Oysaki, içinde Allah ve kul hakkı bulunan hiçbir kazanç meşru değildir. Bu tür kazançlar maddî ve mânevî kayıplara vesiledir. Siz, o kazançla hacca da gitseniz, sadaka da verseniz, hatta onu en kudsî hizmetlerde de kullansanız kat’iyen işin vebal ve günahından kurtulamazsınız.

k. Hasaret Getiren Kazanç

Allah Resûlü, “Allah kötülüğü kötüyle izale etmez.”35 buyurmakla bize bir hakikati talim buyurmaktadır ki, o da, Allah, kötülüğü ancak iyi şeyle izale eder demektir.

Onun için bir insan gayrimeşru yoldan kazandığı bir serveti kalkıp en hayırlı bir hizmete sarf etse de o günaha keffaret olmaz. Belki kendi sırtına bir kat daha günah yüklemiş olur. Zira o, tertemiz bir sahayı kendi kirli kazancıyla kirletmiş demektir.

Aslında böyle biri kötülüğü başka bir iyilikle gidermeliydi. Yani helâl malından zekât ve sadaka verip, ardından da işlediği cürme birkaç damla gözyaşı dökebilseydi, belki arınmış olabilirdi. Efendimiz’in mübarek dudaklarından şerefsudur olan bu konuda şu ifadeler ne müthiştir:

“Nerede olursan ol, Allah’tan kork. Ve bir kötülük işlersen, hemen onun ardına bir iyilik yapıver. Ta ki, o iyilik evvelki kötülüğü siliversin. Ve insanlar arasında hep güzel ahlâk örneği ol!”36

Görülüyor ki Allah Resûlü, bir taraftan kötülük kötülüğü silmez derken, diğer taraftan kötülüğü silecek yolu gösteriyor. Bir kere daha hatırlatalım, meseleye ister Allah hakkı isterse kul hakkı açısından bakalım, meşru olmayan her türlü kazanç ancak hasaret getirir.

291