“Size korku ve ümit veren şimşeği göstermesi, gökten su indirip ölümünden sonra yeri onunla diriltmesi de O’nun varlığının delillerindendir. Bunlarda, akleden bir toplum için âyetler vardır.”8
Düşünün, siz bir insan olarak yaratıldınız. Âdem’in Havva’yı bulması gibi, yanı başınızda bir hayat arkadaşı buldunuz. Şimdi içinizi birbirinize şerh edip fikir teatisinde bulunuyor, hayatı paylaşıyor ve bütün bir yuva olarak hayat ve huzur solukluyorsunuz.
Gece sizin için dinlenme zamanı oldu, uyuyup istirahat ettiniz. Gündüz çalışıp çabalayıp Allah’ın nimetlerinden yararlandınız; O, zemini sizin için bir bağ ve bahçe hâline getirdi, arzı rahmetiyle, gönüllerinizi muhabbetiyle ihya etti.
Yağmur, gülen bir rahmet, şimşek mehâfet edalı bir şefkat; ikisine de hem sizin hem de zeminin ihtiyacı var. O, bu ihtiyacı görüp biliyor; size sağanak sağanak yağmur indiriyor, otlar ve meyveler bitiriyor, bunları, sizlere ve hayvanlarınıza vazgeçilmez birer rızık yapıyor.
Bütün bunlar, insan olan insanda, düşünme ve ihsas sistemlerini harekete geçirecek hâdiseler. Kur’ân bunların perde arkasını nazara vererek bizi varlık ve hâdiseleri yeniden bir kere daha okumaya çağırıyor. Evet, Kur’an birçok âyetin fezlekesinde أَفَلَا يَعْقِلوُنَ“Yok mu akledecekler? Yok mu tefekkürde bulunacaklar ve malumat-ı sabıkalarıyla şu andaki bilgilerini birbiriyle mezcedip yeni yeni komprimelere, terkiplere yükselecekler?”9 deyip bizi ilk mevhibelerimizi değerlendirmeye davet ediyor.
Dipnotlar
- 8 Rûm sûresi, 30/24.
- 9 Yâsîn sûresi, 36/68. Benzer lafızların bazıları için bkz.: Bakara sûresi, 2/164; Ra’d sûresi, 13/4; Nahl sûresi, 16/12, 67.