İçeriğe geç

– Öyle ise, bir gün ye, bir gün tut. Bu savm-ı Davud’dur ve Allah katında en makbul nafile oruçtur.

Abdullah b. Amr işi, “Daha fazlasına gücüm yeter”le noktaladı. Allah Resûlü’nün huzurunda söylediği son söz bu olduğu için ömrünün sonuna kadar da, bayram günleri hariç, hep oruç tuttu.

Ne var ki hayatının sonuna doğru onun dudaklarından dökülen şu sözler, tavsiye-yi Nebeviyeyi tutmadığına dair pişman olduğunu gösteriyordu: “Keşke Resûl-i Ekrem’in sözünü dinleseydim. O gün, üzerime aldığım mükellefiyeti götürebilecek durumdaydım. Hâlbuki şimdi çok zorlanıyorum. Ama O’nun huzurunda söylediğim söze muhalefet etmek de hoşuma gitmiyor. Onun için bu duruma katlanıyorum.”30

Osman b. Maz’un, kendisini iğdiş ettirmek istediğini ifade edince, Allah Resûlü, bunun doğru olmadığını, sünneti içinde böyle bir davranışın bulunmadığını söylemiş ve sonunda da, “Kim benim Sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.” deyivermişti.31

Her şeyin bir hikmet-i vücudu vardır. Esas olan, o şeylerden bazılarını ortadan kaldırmak değil, onları yaradılış hikmetine uygun kullanabilmektir. Neslin devamını netice veren bir duygu ortadan kaldırılamaz. Belki makul ve meşru şekilde kullanılır ve ondan istifade edilir.

Aslında Efendimiz de bizlere hep bu prensibi talim etmiştir. “Dinde ruhbanlık yoktur.”32 ifadesiyle vecizelendirebileceğimiz bu prensip, ne Efendimiz devrinde ne de daha sonra asla zedelenmemiştir.

69