İçeriğe geç

Burada bir hususa dikkatinizi çekmek isterim: İlm-i yakînin mesnetleri ve temel rükünleri vardır. Mesela bedihiyyât, ilmin önemli erkânındandır; yine aklî istidlâl, ilmin hayatî rükünlerindendir. Bu arada pozitif gerçekler, aklî istidlâl ile ilmin rükünleri arasında mütalâa edilir. Pozitivistler, ilmi sadece pozitif gerçeklere irca etmeleriyle ifrata sapmışlardır. Pozitivizm bizatihi müstakil bir ilim değildir. O önemli bir şeydir ama her şey değildir. Evet, his ve müşahede bizzat ilim değildir. Siz mikroskopla bir hücrenin mahiyet ve keyfiyetini görebilirsiniz. Hücrenin içindeki aminoasitlerin diziliş şeklini, DNA’nın hareket ve faaliyetlerini X ışını veya daha başka vasıtalarla görebilirsiniz. Ancak bunlar mutlak mânâda kat’i ilim sayılmazlar. Burada onun kadar aklî istidlâlin de büyük bir önemi vardır. Asıl ilim, bunların yanında, değişik yöntem ve kıstaslarla müşahedenin dışında, daha üst katmanlarda elde edilmektedir. (Bu mevzuda derinlemesine bilgi edinmek isteyenler için Mustafa Sabri Bey’in, Mevkıfü’l-akl ve’l-ilm ve’l-âlem isimli eserinin ilim bahsi tavsiyeye şâyândır.) Evet bunlar, ilm-i yakîni elde etmek için başvuracağımız erkândır ve tecrübe de bunlardan biri sayılır.

462