İçeriğe geç

3. Ve وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْزِي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْئًا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلَا يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ “Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse başkasının yerine bir bedel ödeyemez; kimseden şefaat kabul edilmez ve hiç kimseden fidye alınmaz, hem onlara yardım da edilmez.” (Bakara sûresi, 2/48) âyetiyle de “Kimseye kimsenin günahının yüklenmeyeceği ve Allah’ın (celle celâluhu) huzuruna herkesin kendi günahıyla çıkacağı” ilâhî kuralı hatırlatılmaktadır. Evet, وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرٰى “Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez...” (En’âm sûresi, 6/164) ve وَأَنْ لَيْسَ لِلْإِنْسَانِ إِلَّا مَا سَعٰى “İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka bir şey elde edemez.” (Necm sûresi, 53/39) âyetleriyle ahirette hiç kimsenin, başka birisinin suçunu yüklenmeyeceği ve dünyada iken ne yapmışsa azap veya mükâfat olarak onun karşılığını tastamam göreceği ifade edilmektedir.

4. مَا نَنْسَخْ مِنْ اٰيَةٍ أَوْ نُنْسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِنْهَۤا أَوْ مِثْلِهَۤا أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ “Biz, daha hayırlısını veya benzerini getirmedikçe herhangi bir âyetin hükmünü neshetmez veya ertelemeyiz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?” (Bakara sûresi, 2/106) âyetiyle de, “Allah’ın (celle celâluhu) bir kısım hükümleri zamana göre değiştirdiği” hakikati üzerinde durulmaktadır ki bu, umumi hukukta ve Mecelle’de “Ezmânın tegayyürüyle ahkâmın tegayyürü inkâr olunamaz.” şeklinde ifade edilen genel prensibin de esası gibidir.

55