İçeriğe geç

* * *

Kur’ân-ı Kerim’in âyetlerinde, dünyevî ve uhrevî hayatla alâkalı hüküm çıkarmak için hayatî birçok kaide ve esas mevcuttur. Akide, ibadet, muamelât ve ukubâtla ilgili âyetler sabit birer kaide hâlindedir. Sonraki meseleler bir mânâda onlara irca edilir. Şimdi bu konuyu da birkaç misalle müşahhaslaştıralım:

1. قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَمِيعًا فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنِّي هُدًى فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ “Dedik ki: İnin oradan hepiniz. Artık ne zaman Benden size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara bir korku olmayacak ve hiç üzülmeyecekler de.” (Bakara sûresi, 2/38) ve يَا بَنِۤي إِسْرَۤائِيلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّتِۤي أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَوْفُوا بِعَهْدِۤي أُوفِ بِعَهْدِكُمْ وَإِيَّايَ فَارْهَبُونِ “Ey İsrail’in evlatları! Hatırlayın ve düşünün size ihsan ettiğim nimetimi. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki Ben de size karşı ahdimi yerine getireyim ve yalnız Benden korkun!” (Bakara sûresi, 2/40) âyetleriyle Cenab-ı Hak bize içtimaî mukavele şeklinde Kendisiyle kulları arasında var olan bir sözleşmeyi hatırlatmakta ve bu akdin her zaman geçerli olduğunu bildirmektedir.

2. أَتَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ أَنْفُسَكُمْ وَأَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَ أَفَلَا تَعْقِلُونَ “Halka iyilik emredip kendinizi unutuyor musunuz yoksa? Hâlbuki siz Kitab’ı okuyup duruyorsunuz. Artık aklınızı başınıza almayacak mısınız?” (Bakara sûresi, 2/44) âyetiyle ise, “Sözün başkalarına tesir etmesinin birinci şartı, öncelikle onun söyleyen tarafından yaşanmasıdır.” hakikati ortaya konularak, yaşanmayan sözlerin sinelerde kabul görmeyeceği anlatılmaktadır.

54