İnsanı hayata getiren ve sonra öldüren de Allah’tır. Çünkü hayat esasen ruhun tezahürü ise, ruh alınıp verilen bir şeydir. O, ruhu nefheder, sonra nefhettiği şeyi alır. Onun için O, يُحْيِي وَيُمِيتُ fiillerinin sahibidir. Esasen “diriltir” ve “öldürür” sözü onu çok ifade etmemektedir. Bunun yerine “hayatı veren” ve “hayatı alan” demek daha doğrudur. Evet, hayatı ruhun tezahürleri ile alan ve yeniden ebedî bir hayatı veren O’dur.
Kur’ân’ın âyetleri ve kelimeleriyle oynamak günahtır; hatta bazı teviller itibarıyla küfürdür. Kur’ân bir meseleyi bir yerde icmal etmişse, başka bir yerde tafsil etmiştir. Farz-ı muhal, zikredilen bu iki âyet reenkarnasyona işaretse, o zaman haşr u neşre delâlet eden pek çok âyeti nasıl izah edeceğiz?..
Şimdi de müsaadenizle, reenkarnasyon düşüncesini reddeden birkaç âyet zikretmek istiyorum:
“Bir görseydin o suçluları: Rabbilerinin huzurunda, mahcupluktan başları önlerine eğilmiş şöyle derken: “Gördük, işittik yâ Rabbenâ! Ne olur bizi dünyaya bir gönder! Öyle güzel, makbul işler yapalım! Çünkü gerçeği artık kesin olarak biliyoruz. (Sonra Allah şöyle buyurur:) Eğer dileseydik bütün insanlara hidayet verir, doğru yola koyardık. Lakin “Cehennem’i cinlerden ve insanlardan bir kısmıyla dolduracağım.” hükmü kesinleşmiştir. Öyleyse siz nasıl bugünkü buluşmayı unuttunuz ve bu unutmayı ömür boyu sürdürdüyseniz, biz de bugün size unutulmuş olma muamelesi yaptık. Yaptıklarınızdan ötürü tadın bakalım sürekli azabı!”5
“Ahireti inkâr edenlerden birine ölüm gelip çatınca, işte o zaman: ‘Yâ Rabbi, der, ne olur beni dünyaya geri gönder ki, zayi ettiğim ömrümü telâfi edip iyi işler yapayım.’ Hayır, hayır! Bu onun söylediği mânâsız bir sözdür. Çünkü dünyadan ayrılanların önünde, artık, diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.”
Dipnotlar
- 5 Secde sûresi, 32/12-14.