İçeriğe geç

Yokluk varlıkla müsavi (eşit) değildir. Belki insan bazı ahval ve şerait altında yokluğu tercih ediyor görünebilir. Bu, tıpkı intihar eden bir insanın durumu gibidir ki, hâdise ancak o ânın, akıl ve mantık dışı verdirdiği kararla değerlendirilebilir. Bazen arzu ettiği kişiyle evlenemediğinden dolayı intihar etmiş insanları duyarız. Burada mantık yoktur, çünkü onun dûnunda nihayet bir tanesi ile yine evlenebilirdi. Ancak bu onun verdiği hissî bir karardır ve yanlıştır. Ölüm daha beterdir, çünkü elde edemediğinin daha dûnundakini de kaybettiriyor. Yani bu insan, en iyisini elde edemedim diye en kötüsünü bile kaybediyor. Bunun gibi buhranlı, stresli ve istikrarsız bir anda verilen karar da isabetsiz bir karardır. İşte adem ve vücud mevzuunda verilen karar da böyle bunalımlı bir anda verilmiş karardır.

Bu hususta müşahhas misaller de arz edebilirim: İnananlar arasında böyle bir iddia ile ortaya çıkan olmaz ama, mülhidlerden biri karşıma çıksa ona, “Madem yoklukla varlığı müsavi görüyorsun; git kendini bir tepenin başından aşağıya at ve varlıktan kurtuluver.” deyiversem, acaba nasıl davranacaktır!..

2